7. Ceza Dairesinin 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda kaçak eşyanın değer tespiti, takdiri indirim ve yargılama usulü hataları sebebiyle mahkûmiyet hükmünü bozduğu içtihat.
Özet: Yargıtay, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararını, sanığın suçu işlediği kabulünü doğru bulmakla birlikte, kaçak eşyanın değerinin "pek hafif" yerine "hafif" olarak değerlendirilmemesi sonucu eksik ceza tayin edilmesi, takdiri indirim maddesinin hatalı belirtilmesi ve Tarım ve Orman Bakanlığının haksız yere katılan kabul edilip vekalet ücreti hükmünde karışıklık yaratılması gibi usul ve esas yönünden hatalar içerdiği gerekçesiyle, sanığın benzer bir eylemden daha önce beraat ettiği bilgisini de kaydederek bozmuştur.
7. Ceza Dairesi         2022/3718 E.  ,  2025/14993 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/246 E., 2021/305 K.
ŞİKÂYETÇİ : ...
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın 28.05.2013 tarihli eylemi ile ilgili olarak İmranlı Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2014 tarihli ve 2013/64 Esas, 2014/62 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilmesi sonrasında kararın sanık tarafından temyiz edildiği, temyiz incelemesini yapan Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 01.06.2020 tarihli ve 2019/21466 Esas, 2020/4340 Karar sayılı kararı ile bozma kararı verildiği, bozma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda İmranlı Asliye Ceza Mahkemesinin 07.01.2021 tarihli ve 2020/59 Esas, 2021/7 Karar sayılı kararı ile 28.05.2013 tarihli eylem ile ilgili olarak sanık hakkında beraat kararı verildiği ve kararın 11.03.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, Tebliğname'deki zincirleme suça ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, dava konusu eşyanın suç tarihi itibarıyla gümrüklenmiş değerinin "hafif" değerde olduğu gözetilmeden "pek hafif" değerde olduğu kabul edilerek, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/23. maddesine aykırı olarak fazla oranda indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
2.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının gerekçeli karar başlığında Gümrük İdaresi ile birlikte katılan olarak kabul edilip, kararın vekâlet ücretine ilişkin bendinde vekâlet ücretine hükmedilirken hangi kurum lehine olduğunun belirtilmeyerek hükümde karışıklığa neden olunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye ksımen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 01.12.2025 tarihinde karar verildi.