9. Ceza Dairesi, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında verilen hükümlere ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlamalarıyla açılan davada, ilk derece mahkemesinin karma hükümlerini kaldıran Bölge Adliye Mahkemesi, sanığın mağdurelerin yanağını öpme, kıyafet üzerinden göğüs ve ön cinsel bölgelerini okşama, kucağına oturtma gibi eylemlerini sabit görerek sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçundan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraatine karar vermiştir; Yüksek Mahkeme, kovuşturma evresinde şikayetinden vazgeçen mağdure vekilinin temyiz talebini usulden reddetmiş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmünde hukuka aykırılık bulmamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1074 E., 2021/421 K.SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaHÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.Sanık müdafiinin, duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında katılan mağdure ve mağdureye karşı ayrı ayrı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın katılan mağdureye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve değişen suç vasfına göre sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarından mahkumiyetine, mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ise beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılması ile sanığın farklı zamanlarda katılan mağdurenin yanağından öpüp kıyafet üzerinden göğüs ve ön cinsel bölgesini okşadığının, bir kaç kez de cinsel organını hissettirecek şekilde kucağına oturttuğunun, mağdurenin de ön cinsel bölgesini kıyafet üzerinden okşayıp yanağından öptüğü ve ara ara kucağına oturttuğunun kabulü ile sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan ayrı ayrı mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle, katılan mağdure ve mağdurenin istikrarlı ve samimi beyanları, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunması, husumet yokluğu karşısında sanık hakkında tüm suçlardan üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiği ve vekil ile temsil olunan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Katılan Mağdure ve Mağdure Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle, katılan mağdure ve mağdurenin istikrarlı ve samimi beyanları, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunması, husumet yokluğu karşısında sanık hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve yasal unsurları itibariyle oluşan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle, sanığın şikayet tarihinden önce katılan mağdure ve mağdureyi erkek arkadaşları ile görüp kayıt aldığını ispata elverişli görüntü kaydı üzerinde inceleme yapılması, olay yerinde keşif icra edilmesi, tanık dinlenmesi ve sanığın suça eğilimli kişilik yapısı olup olmadığına dair uzman görüşü alınmasına dair taleplerinin reddi ile savunma hakkının kısıtlanması suretiyle hükümler kurulduğuna, katılan mağdure ve mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları, mağdurenin iddiasından ve şikayetinden vazgeçtiğine dair dilekçesi ile duruşmadaki beyanı, olay yerinin suçu işlemeye elverişli olmaması, olayın intikal süresi ve mevcut delillere göre kurulan mahkumiyet hükümlerinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, yetersiz ve kanuni olmayan gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılmasının da kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.III. GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi YönündenKovuşturma evresinde beyanının alındığı tarihte on beş yaşından büyük olan mağdurenin sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hükümler Yönünden5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.C. Sanık Hakkında Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hükümler Yönünden1. 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 170/4. maddesinde yer alan "İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır..." şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulamayacağı dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 09.01.2019 tarihli iddianamenin anlatım ve sevk maddesine göre müsnet suçların işlenme şekli ile zincirleme şekilde işlendiği de dahil olmak üzere eylemlerin delillerle ilişkilendirilmesine dair herhangi bir tespite dayalı anlatım ve buna göre usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı nazara alınmadan Bölge Adliye Mahkemesince mevcut iddianameye istinaden ek savunma hakkı da verilerek sanık hakkında yazılı şekilde hükümler hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Uygulamaya göre de;Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-2.cümlesi uyarınca hükmedilen 4 yıl hapis cezası üzerinden, aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılması neticesinde 5 yıl hapis cezası belirlenmesi gerekirken 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası belirlenerek, aynı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası yerine 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARA. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi YönündenGerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hükümler YönündenGerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanık Hakkında Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hükümler YönündenGerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, bozma kararının içeriği doğrultusunda 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde karar verildi.