Yargıtay 9. Ceza Dairesi cinsel saldırı suçundan verilen mahkumiyet kararının hukuka uygun bulunarak temyiz taleplerini reddederek hükmü onamıştır.
Özet: Temyiz incelemesinde, ağır ceza mahkemesince bozma üzerine verilen sanığın cinsel saldırı suçundan mahkumiyet kararının, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğü, tüm delillerin değerlendirilerek sanığın eylemi gerçekleştirdiğinin saptandığı, vicdani kanının dosyadaki verilerle uyumlu olduğu ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiği gerekçesiyle hukuka uygun bulunarak, katılan bakanlık, katılan vekili ile sanık müdafiinin tüm temyiz taleplerinin esastan reddiyle oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/90 E., 2024/122 K.SUÇ : Cinsel Saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, Her ne kadar Tebliğnamede cinsel taciz suçu yönünden görüş bildirilmiş ise de atılı suça ilişkin istinaf talepleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmiş olup, anılan karara ilişkin temyiz talebinde bulunulmadığından temyiz incelemesinin cinsel saldırı suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Zile Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle, sanığın eyleminin nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğuna, sanığın suç kastı, olayın özelliği, olay sonrası tutum ve davranışları dikkate alındığında indirim uygulanmaksızın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir.B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle, katılanın sanığa iftira atmasını gerektirir neden bulunmadığına, sanık ile katılan arasında husumet bulunmadığına, katılanın beyanları, raporlar, hts kayıtları ve tüm dosya kapsamı uyarınca sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, sanığın, lehe hükümler uygulanmaksızın üst hadden cezalandırılması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği sair nedenlere ilişkindir.C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle, sanığın atılı eylemleri gerçekleştirmediğine, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, katılanın ailesi ile sanık arasında husumet bulunduğuna, katılanın soyut beyanlarından başkaca delil bulunmadığına, katılanın olay sabahı eşi ile mesajlaşmalarının dikkate alınmadan karar verildiğine ve dilekçesinde belirttiği sair nedenlere ilişkindir. III. GEREKÇE5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Zile Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan ... vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Zile Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.