Trafik kazası sonrası maluliyet oranındaki artış nedeniyle sigorta şirketinden talep edilen ek sürekli iş göremezlik tazminatı davası ve arabuluculuk anlaşmasının kapsamı.
Özet: Davacı taraf, trafik kazası sonrası sigortalı araçtan kaynaklanan yaralanma nedeniyle sigorta şirketi ile arabuluculuk yoluyla anlaşıp tazminat almasına rağmen, maluliyet oranında meydana gelen artışı gerekçe göstererek ek sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiştir; sigorta şirketi önceki ödemenin tüm sorumluluğu karşıladığını savunurken, uyuşmazlık hakem heyeti, artan maluliyet oranına ilişkin yeni bilirkişi raporunu esas alarak, önceki ödemeyi mahsup ettikten sonra davacıya 279.079,50 TL ek sürekli iş göremezlik tazminatı ödenmesine karar vermiş, bu karar itiraz hakem heyeti tarafından onanmış ve davalı sigorta şirketi tarafından temyiz edilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2025/8383 E.  ,  2025/15559 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2023/273 Değişik İş - 2023/276 Karar
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : İHK-2023/21018
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2023/54745
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını, davalı ... tarafından varılan anlaşma sonucu davacıya ödeme yapılmış ise de davacının kaza sonrası maluliyet oranında artış meydana geldiğini, davalıya yapılan başvurunun, daha önce ihtilafın arabuluculukla sonuçlandırılması nedeniyle başka bir ödeme yapılamayacağı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107.maddesi uyarınca 7.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 279.079,50 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket tarafından başvuru öncesinde davacı tarafa arabuluculuk görüşmeleri sonrası mutabakata varılarak aktüer raporu ile belirlenen 80.920,50 TL tazminat tutarının 21.05.2020 tarihinde ödenerek poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, davalının başkaca bir bakiye tazminat sorumluluğu bulunmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kabul edilemeyeceğini, davalının kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebi yönünden sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hakem heyetince alınan 12.01.2023 tarihli maluliyet raporunda, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının maluliyet oranının % 24 olarak belirlendiği ve Osmaniye Devlet Hastanesinden alınan 13.01.2020 tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının % 12 olarak belirlendiği ve iki rapor arasındaki farkın artan oran niteliğinde olduğu yönünde görüş bildirildiği, aktüer bilirkişi raporunda % 12 artan maluliyet oranı, sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının 404.201,00 TL olarak hesaplandığı, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu, 30.04.2020 tarihli arabulucululuk anlaşması gereği davacıya yapılan 80.920,50 TL ödemenin mahsup edilmesi ile bakiye tazminat sorumluluğunun 279.079,05 TL olduğu ve 30.04.2020 tarihinde imzalanan arabuluculuk anlaşmasına başvuru sahibinin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararlarının da dahil edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 279.079,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan 12.01.2023 tarihli maluliyet raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tarafların arabulucu marifetiyle sulh olduğunu, bunun neticesinde de davalı şirket tarafından davacıya sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderine ilişkin olarak toplam 80.920,50 TL tazminat tutarının 21.05.2020 tarihinde ödendiğini ve söz konusu talepler bakımından yargı yolunun tamamen kapanmış olduğu göz önüne alınarak davanın reddedilmesi gerektiğini, davalı şirkete 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca usulüne uygun başvuru yapılmadığını, yapılan ödeme ile davalı şirket sorumluluğunu yerine getirmiş olup davalının bakiye tazminat sorumluluğunun kalmadığını, maluliyet artışı sonucu tazminat talep edilebilmesi için davacının gelişen bir durumunun olması gerektiğini, oysa davacıda ilk maluliyet raporu sonrası gelişen bir durumun olup olmadığı hususunun ortaya konulamadığını, aktüer raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz oranı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini ve taraflar yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davacı vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını, davacıya % 12 maluliyet oranı üzerinden 21.05.2020 tarihinde 80.920,00 TL ödeme yapıldığını, ancak sonrasında kaza nedeni ile maluliyetinin arttığını ileri sürmüş ve .. ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 11.02.2022 tarihli maluliyet raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli engelilik oranının % 28 olarak belirlendiği ve yapılan ödemenin yeterli olmadığını belirterek bakiye tazminat talebinde bulunmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince uzman bilirkişi heyetinden alınan 12.01.2023 tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının % 24 olarak belirlendiği ve Osmaniye Devlet Hastanesinden alınan 13.01.2020 tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının % 12 olarak belirlendiği ve iki rapor arasındaki farkın artan oran niteliğinde olduğu yönündeki rapor hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı maluliyet artışı iddiasına dayanmakta olup, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonunda % 12 maluliyet oranı üzerinden yapılan ödeme sonrası maluliyetinin arttığını iddia etmektedir. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından arabuluculuk faaliyeti sonrasında maluliyet artışı olup olmadığının araştırılması gerekirken uzman bilirkişi heyetinden alınan 12.01.2023 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Arabulucuk tutanağının imzalandığı 30.04.2020 tarihi sonrasında davacıda maluliyet oranında zaman içinde ortaya çıkan gelişen durum olup olmadığı konusunda yapılmış bir araştırma yoktur. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir.
İtiraz Hakem Heyetince; kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek davacının % 12 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen ve ödemeye esas alınan Osmaniye Devlet Hastanesi tarafından hazırlanan 13.01.2020 tarihli rapor, davacının dosyaya sunduğu Kahramanmaraş ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 11.02.2022 tarihli maluliyet raporu ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince uzman bilirkişi heyetinden alınan 12.01.2023 tarihli raporlar karşılaştırılarak .. Devlet Hastanesi tarafından hazırlanan 13.01.2020 tarihli rapor ile sonraki raporlar arasında maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı özellikle arabuluculuk son tutanağının imzalandığı 30.04.2020 tarihinden sonra artan maluliyeti olup olmadığı, maluliyete ilişkin raporlar arasındaki farklılığın sebebi, yaralamanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, maluliyetin artmasına ilişkin gelişen durumların olup olmadığı, ilk alınan maluliyet raporunda saptanan ve değerlendirmeye alınan tıbbi bulgular ile davada esas alınan raporda dikkate alınan tıbbi bulguların aynı olup olmadığı, ilk rapordan sonra ortaya çıkan arazların bulunup bulunmadığı, var ise dava konusu kazayla bağlantısı olup olmadığı hususlarında, yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Söz konusu rapor, oluşturulacak farklı bir uzman doktor heyetince içerisinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile beyin ve sinir cerrahisi uzmanının da yer aldığı heyetten kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, bağlı oldukları mevzuat uyarınca davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek düzenlenmelidir.
Açıklanan nedenlerle; davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında davalının usuli müktesep hakkı da gözetilerek gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu, yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalından rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma nedeni ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda açıklanan (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.