İnşaat sözleşmesinin haksız feshi iddiasıyla yüklenicinin hakediş, kar kaybı, teminat iadesi talepleri ile idarenin ikmal zararı alacaklarının incelendiği yargı kararı.
Özet: Bu hukuki metin, yüklenicinin birden fazla sağlık tesisinin yapımını üstlendiği bir inşaat sözleşmesi ihtilafını ele almaktadır; yüklenici haksız fesih, ek işler için ödeme yapılmaması, geciken hak edişler, sahadaki çeşitli sorunlar, proje revizyonları ve danışmanın düşmanca tutumu nedeniyle kar kaybı iddia ederken; idare (işveren) ise yüklenicinin işi zamanında tamamlayamadığını, sözleşmenin feshedildiğini, yarım kalan işin yeniden ihale edilmesi ve şantiye güvenliği için yapılan harcamalar nedeniyle zarar ettiğini öne sürerek karşılıklı olarak tazminat talep etmektedir.
6. Hukuk Dairesi         2025/173 E.  ,  2025/4135 K.
"İçtihat Metni"

ilğazMAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/943 E., 2024/1002 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/276 E., 2024/157 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili ve asıl davada davacı vekili ve asıl davada davaya muvafakat eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1-Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ihalesi yapılan Hatay, Mersin, Adana, Osmaniye, Kilis, Karaman, Balıkesir 2, 3, 6 numaralı hekimlik ... ve ... ile ... ve ... Düzenlemesi inşaatı işini 09.01.2012 tarihli sözleşme ile müvekkilinin üstlendiğini, iş yerinin müvekkiline 13.01.2012 tarihinde teslim edildiğini, 550 günlük iş sürenin 15.07.2013 tarihinde biteceğini, 14 farklı yerde yapılan İnşaatın yerlerinde muhtelif sorunlar (İmar sorunu, arsa üzerinde enerji hattı, ağaç, muhtelif yapılar bulunduğu) yaşandığını, bazı inşaatlarda projenin revize edildiğini, bahse konu hususlar giderilmeden inşaata başlanılamayacağını, dolayısıyla işin de süresinde bitirilemeyeceğini, bunun yanı sıra ihale kapsamında 8 adet eczane yer almasına rağmen idarenin Hatay Samandağı'nda 9. eczaneyi inşa ettirdiğini, ancak bedelini ödemediğini, Samandağ SHM'nin 2015/1 D.İş sayısıyla tespit yaptırıldığını, İdareye 13.08.2013 tarihinde dilekçe ile başvurulduğunu, İdarenin fiyat farkı vermeden işin süresini 126 gün ilave ederek 18.11.2013 olarak belirlediğini, fiyat farkı verilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu, müşavir firmanın müvekkiline karşı hasmane şekilde davrandığını, işin bitimini engellediğini, işi durdurmak istediğini, sözleşme dışı işler yaptırdığını, hakedişleri geç tanzim ettiğini, ...'ye geç verdiğini, ...'nin sözleşmeye aykırı olarak geç ödeme yaptığını, aksaklıkların devam etmesi üzerine müvekkilinin 12.11.2013 tarihinde 90 günlük ek süre talep ettiğini, ...’nin yine fiyat farkı vermeden 169 gün ek süre ile işin bitimini 06.05.2014 tarihine ötelediğini ancak bahse konu aksaklıkların bu süre içerisinde de giderilemediğini, ...’ nin 21.04.2014 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde işin %54,50 oranında tamamlandığını,10 gün içerisinde gerekli önlemlerin alınmasını bildirdiğini, bu sürenin yetersiz olup, usul ve yasaya aykırı olduğunu, tamamlanma seviyesinin de düşük belirlendiğini, davalının 12.06.2014 tarihinde sözleşmeyi haksız feshettiğini, fesih hakedişine ilişkin olarak 18.09.2015 tarihli faturanın tanzim edilerek alacağın ödenmesinin istenildiğini, ancak bir ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 400,00 TL hakediş alacağı, 300,000 haksız fesih sebebiyle uğranılan kar kaybı, 300,00 TL ilave eczane işi bedeli olmak üzere toplam 1.000,00 TL’nin alacakların doğduğu tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, nakde çevrilen teminatın iadesine karar verilmesini talep etmiş olup, davacı vekili ıslah dilekçesi ile; hakediş alacakları sebebiyle 304.316,39 TL, kâr kaybı nedeniyle 142.844,85 TL, sözleşme dışı işler nedeniyle 83.970,00 TL, nakde çevrilen teminat mektupları sebebiyle 450.000,00 TL, hakedişlerden kesilen alacakları sebebiyle 202.554,75 TL olmak üzere toplamda 1.183.685,99 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2-Birleşen Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2017/109 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; İdareleri tarafından 12.10.2011 tarihinde ihalesi yapılan iş için yüklenici ...-... İnş.& ... iş ortaklığı ile 09.01.2012 tarihinde sözleşme imzalandığını, iş bitim tarihinin sözleşmede 15.07.2013 tarihi olarak belirlendiğini ancak verilen 2 süre uzatımı ile 06.05.2014 tarihine ertelendiğini, müşavir firma tarafından mahallinde yapılan incelemelerde imalat seviyesinin %54.50 olduğunu, işin süresinde bitirilmesinin imkânsız olduğu ve sözleşme hükümleri gereğince işin feshedilmesinin uygun olacağının bildirildiğini, davacı idare tarafından yapılan değerlendirme sonucu sözleşmenin feshinin uygun olacağı kanaatine varıldığını, sözleşmenin fesh edildiğini, durum tespit tutanağına göre iş seviyesinin %56,20 olarak ölçümlendiğini, bu kısım için 3.943.102,91 TL hakedişleri olduğunu, işin kalan %43,80 'lik kısmı için ... Taah. İnş. Emlak Yapı İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. ile 5.629.000,00 TL+KDV bedelle 17.11.2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, iş tamamlandığında ödenecek toplam rakamın 3.943.102,91TL+5.629.00,00 TL=9.572.102,91 TL olacağından, 9.572.102,91 TL-6.800.000,00 TL = 2.772.102,91 TL idarelerinin zarara uğradığını, ayrıca sözleşmenin feshinden sonra ikmal ihalesi yapılıp yeni yüklenici işe başlayana kadar şantiye alanının güvenliği için yapılan güvenlik ihalesi sözleşmesi için toplam 1.142.725,39 TL ödeme yapıldığını, idarelerinin toplam 3.914.828,30 TL zarara uğradığını, bu zararın giderilmesi için davalıya ihtarname çekildiğini, ihtarnameye rağmen zararın giderilmediğini, 2.772.102,91 TL tutarındaki zararın fesih onay tarihi olan 06.06.2014, işyerinin güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan güvenlik ihalesi sebebiyle ödenen 1.142.725,39 TL'nin ise fatura tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin 09.01.2012 tarihinde ...-... İnşaat & ... iş ortaklığı ile akdedildiğini, yer teslimlerinin sorunsuz olarak yapıldığını, davacının tutanakları itirazsız imzaladığını, her ne kadar davacının 19.08.2013 tarihli yazısında Hatay Samandağ 1 adet 3 hekimlik ... inşaatı onaylı vaziyet planında bulunan Ticaret Merkezi (eczane)'nin sözleşme dokümanında bulunmadığını belirterek netleştirilmesini istemiş ise de müvekkilinin 03.10.2013 tarihli cevabi yazısında, ihale eki uygulama projesi CD'sinde bahse konu ticaret merkezinin gösterildiğini, yaklaşık maliyet hesabında da dikkate alındığının bildirdiğini, dolayısıyla ticaret merkezi (eczane)'nin sözleşme dışı ilave iş olmadığını, uygulama projesinin de davacı yüklenici tarafından itirazsız şekilde imzalanarak idareye sunulduğunu, idarenin de 09.04.2012 tarihinde onayladığını, ayrıca davacının fesih tespit raporuna da bu hususa ilişkin itiraz şerhi koymadığını, yüklenicinin sözleşme konusu işi zamanında bitirememesi üzerine 06.06.2014 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, hesap kesme hakedişinin de 16.09.2015 tarihinde onaylandığını, mahkeme tespitinin, sözleşme feshedildikten ve ikmal işi yüklenicisi ... Ltd. Şti. faaliyetlerine başladıktan sonra ve müvekkilinin yokluğunda yapıldığını bunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2-Davalı vekili birleşen Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2017/109 E. sayılı davasına cevap dilekçesinde; müvekkili ile ... arasında Adana, Osmaniye, Kilis, Karaman, Balıkesir 2, 3, 6 Hekimlik ... ve eczane ile alt yapı ve çevre düzenlemesi inşaat işi ihalesi sonucu sözleşme kurulduğunu, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, buna rağmen davacı ... tarafından sözleşmenini haksız şekilde fesih edildiğini, buna dayalı olarak Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/40 Esas sayılı dosyasında alacak davası açtıklarını, ihale kapsamında yapılan işte ... tarafından yapılan bildirimlere rağmen aksaklıkların giderilmediğini, müşavir firmanın haklı sebep olmadan defalarca şantiyeye gelip işi durdurmak sureti ile işin süresinde bitirilmesine engel olduğunu, yapılan imalatların hakediş döneminde gerçekleşen seviyelerinin eksik gösterildiğini, davalı tarafından hakedişlerin süresinde ve usulüne uygun şekilde ödenmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında 09.01.2012 tarihli sözleşme imzalandığı, yer tesliminin yapıldığı, ek süreler ile işin bitim tarihinin 06.05.2014 tarihine kadar uzatıldığı, sekiz adet eczane için anlaşmaya varıldığı, dosya kapsamından sözleşmenin feshinin haksız olduğu, ... eczanesi binası inşaatının davacı yüklenici tarafından yapılmadığı, sözleşmenin feshinin yer tesliminin gerektiği gibi yapılmaması durumundan kaynaklandığı, enerji nakil hattının kaldırıldığının yükleniciye geç bildirildiği, ağaçların kesilmesinin mevzuata uygun olarak bildirildiği ancak tutanak tarihinde inşaat alanında bulunduğunun anlaşıldığı, yer tesliminin gereği gibi yapılmaması ve işin süresinde tamamlanmaması nedeniyle yüklenicinin kusurunun bulunmadığı, sözleşmenin feshinin haksız olduğu, iş ortaklığını oluşturan diğer ortağın açılan davaya muvafakat verdiği, bilirkişi kurulu tarafından fesih hakedişine bağlı alacağın 15.11.2023 tarihli raporda 429.812,34 TL olarak belirlendiği, bu tutarın içinde 107.283,56 TL tutarında cezanın da yer aldığı, bu nedenle mükerrer hesaplama yapan sonraki tarihli raporlara itibar edilemeyeceği ancak daha önce ıslah edilen tutar ile bağlı kalmak gerektiği, yoksun kalınan kâr kaybının 197.840,12 TL olarak belirlendiği ancak 142.844,85 TL olarak daha önce ıslah edildiği, teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle uğranılan zararın tüm raporlarda 450.000,00 TL olarak belirlendiği, bu yönde bir farklılık bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden açılan davanın daha önce yapılan ıslah talebi doğrultusunda kısmen kabulüne, ilave iş kapsamında olduğu değerlendirilen ... Eczanesi binası inşaatı yönünden talebin yerinde olmadığına, birleşen dava yönünden ise idarenin tek taraflı fesih işleminin haksız olması nedeniyle tazminat talebinin yerinde olmadığı, dava dışı firmaya ihale edilen ikinci ihalede ilave iş kalemleri söz konusu olduğundan bu ihalenin ilk ihalenin tamamlanması şeklinde kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dosya davacısı ... vekili, asıl davada davaya muvafakat eden ... vekili ve davalı-birleşen dosyada davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Asıl dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesinin 28.02.2024 tarihli gerekçeli kararında, tüm adi ortaklar adına değil yalnızca müvekkil ... adına hüküm kurulduğunu, 07.02.2024 tarihli 5 no'lu celse de taraflarınca "..., ... iş ortaklığından kaynaklanan ihtilaf olup ... Pilot ortaktır, bu hususun nazara alınmasını" şeklinde talepte bulunulmuş olup işbu taleplerinin gerekçeli karar yazılırken kararın adi ortaklık adına icrasında şüpheye yer bırakacak şekilde hüküm kurulduğunu, mahkemece tek adi ortak adına hüküm kurulması üzerine, lehe verilen karar hükmünün icra edilebilir halde olmadığı ve müvekkilin hak kaybına uğrayabileceği endişesi ile hükmün tavzihi yoluna başvurulduğunu, mahkemece 06.06.2024 tarihli 2024/276 Karar sayılı tavzih ret kararında ise; "adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı için adi ortaklık adına hüküm tesis edilmediği, sadece işbu davayı açan ... adına değil davacı yan denilerek adi ortaklığı oluşturan diğer kişinin de davacı olduğunun kabul edildiği," gerekçesi ile hükmün tavzihini gerektirir bir durum bulunmadığına karar verildiğini, tavzih ret kararında "davacı yan" ifadesi ile taleplerine konu hukuki yararın sağlanabileceği ve hükmün bu hali ile tüm adi ortaklar adına hak kaybı yaratmaksızın sonuç doğurabileceği hususunun kabulünün mümkün dolmadığını, gerekçeli kararın tavzih yolu ile düzeltilmesi ve taraflar bakımından adi ortak ...'un muvafakat ile taraf teşkilini sağladığının hükümde somut ifadelerle görünür kılınması taleplerinin hukuka aykırı olmadığını, davada hüküm kısmında adi ortaklığın tüm ortakları adına değil de, bir tek adi şirket ortaklarından olan ... adına karar verilmiş olmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte "davacı taraf" ifadesi ile adi ortakların kastedilmiş olduğu bir an için kabul edilse dahi; adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı gibi taraf sıfatı da bulunmadığından "davacı yan" ifadesi ile adi ortaklığın kastedilişinin hukuken bir karşılığı bulunmadığını, muvafakatin sağlandığının hüküm kısmına eklenmesi ve hükmün adi ortaklığın tüm ortaklarının adına kurulması gerektiğini beyan etmektedir.
2-Asıl dosyada davaya muvafakat eden ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince gerekçeli karar hüküm kenar başlığı altında 1. maddesinde davacı yan olarak davacı ... ve davacı ... olduğunu, 06.06.2024 tarihli tevzih kararında; "davacı yan denilerek adi ortaklığı oluşturan diger kişinin de davacı olduğunun kabul edildiği," belirtilmiş ise de; davacı yan olarak davacı ..., davacı ... olarak hükmün, 1. maddesinin düzeltilmesini, 6100 sayılı HMK'nın 323/g maddesine istinaden tüm duruşmalara katılındığından davada yapılan tüm masraflar ile iş gücü kaybının davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (...) üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
3-Davalı - birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın iş ortaklarını oluşturanlardan sadece ... adına açılmasının mümkün olmadığını, davacının idarenin sözleşme imzaladığı iş ortaklağını oluşturan şahıslarından biri olduğunu, idarenin muhatabının iş ortaklığı olduğunu, davacının tek başına dava açamayacağını, bu yönüyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sözleşmenin feshini amaçlamadığını ancak, verilen ek sürelere ve rağmen, işin bitirilmediğini, müvekkili idarenin yaptığı ihalede kanuna aykırı bir durumun bulunmadığını, sözleşmenin feshedilmesinin haksız olmadığını, feshin haksız olduğunun kabulü halinde ödenmesi gereken yoksun kalınan kazanç tespitinin de doğru olmadığını, yaptırılmayan iş tutarının % 10'u kadar bir bedel tespit edilerek, tarafların kusurlarının yarı yarıya olduğu kabulünden hareketle tazminatın yarısından idarenin sorumlu olacağı tespitinin soyut olduğunu, müvekkili idarenin fesihte haklı olduğunu, yarı yarıya kusurlu bulunulması yönünden yerel mahkeme tespitinin isabetli olmadığını, yine irat kaydedilen teminat mektubu tutarlarının iadesi ve yapılan hakediş kesintilerinin iadesinin gerektiği yönündeki tespitlerin de yersiz olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada ve birleşen davada eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
1-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davacı vekilinin ve asıl davada davaya muvafakat eden vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3-Asıl davada davacı ile davaya muvafakat eden ... arasında adi ortaklık bulunmakta olup dava sırasında adi ortaklardan birinin açmış olduğu davaya diğer adi ortağın muvafakat ettiği dikkate alınarak davanın adi ortaklık adına açıldığının kabulü ile hükmün bu kabule göre kurulması gerekirken sadece davayı açan adi ortak yönünden hüküm kurulması doğru olmamış ise de bu yanlışın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm kısmının "ASIL DAVA YÖNÜNDEN" kurulan hükmün (1) nolu maddesinde yer alan "davalıdan alınarak davacı yana verilmesine" ibaresi çıkarılarak yerine "davalıdan alınarak davacı adi ortaklar ... ve ...'a verilmesine" iaresinin yazılarak hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Asıl davada davacı, asıl davada davaya muvafakat eden vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
4. Asıl davada davacı vekilinin ve asıl davada davaya muvafakat eden vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm kısmının "ASIL DAVA YÖNÜNDEN" kurulan hükmün (1) nolu maddesinde yer alan "davalıdan alınarak davacı yana verilmesine" ibaresinin çıkarılarak yerine "davalıdan alınarak davacı adi ortaklar ... ve ...'a verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.