Karşılıksız yararlanma suçunda elektrik sayacına müdahale ile ilgili katılan vekilinin temyiz isteminin reddi ve bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanığın abonelik esasına göre yararlanılan elektrik enerjisini sayaca müdahale ederek hukuka aykırı tüketmesi eylemiyle ilgili karşılıksız yararlanma suçundan yerel mahkeme kararının kaldırılarak düşme kararı verilmesine ve vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne karşı katılan vekilinin temyiz başvurusunu incelemiş; sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle hükmü onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2025/590 E.  ,  2025/18263 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2010 E. 2024/4360 K.
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz talebinin sanığın abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisini sahibinin rızası olmaksızın sayaca müdahale ederek ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketmek suretiyle üzerine atılı karşılıksız yararlanma suçunu işlediği ve atılı suç dolayısıyla cezalandırılması gerektiği, somut olayda sanığa atılı karşılıksız yararlanma suçunun sübuta erdiği, ödemelerin soruşturma aşamasında yapıldığı kabul edilmişse de bu hususun hakka ve hukuka aykırılık teşkil ettiği, sanığın eylemine uyan suç maddesince cezalandırılmasının hukuka ve hakkaniyete uygun iken eksik ve hatalı değerlendirmeye dayanarak yerel mahkeme kararının kaldırılarak sanık hakkında düşme kararı verilmesinin ve vekalet ücretine de hükmedilmemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın suç tarihindeki adli sicil kaydına göre hakkında daha önce TCK 168/5. maddesi uygulanmadığı ve hüküm tarihinde söz konusu maddenin sanık lehine uygulanabileceği anlaşılmakla Tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.