İşçilik alacakları sebebiyle bakanlıkça yapılan ödemenin hizmet alım sözleşmesine dayanarak davalılardan rücuen tahsilini amaçlayan davada, mahkemenin bozmaya uyarak verdiği kararın davacı temyiz itirazları reddedilerek Yargıtayca onanması.
Özet: Hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat talepli bir davada, davacı bakanlığın dava dışı işçiye ödediği alacakları davalılardan tahsil etme istemiyle açtığı davanın ilk derece mahkemesince reddi, Yargıtay tarafından bir davalının ortak girişim nedeniyle müteselsil sorumluluğu gözetilerek bozulmuş; bozma sonrası ilk derece mahkemesi kısmen kabul kararı vermiş, ancak davacı vekili faiz başlangıcı ve diğer davalı hakkındaki ret kararı sebebiyle temyiz yoluna başvurmuştur; Yüksek Mahkeme ise, bozmaya uyularak verilen kararı usul ve yasaya uygun bularak, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarını reddederek kararı onamıştır.
6. Hukuk Dairesi         2025/2305 E.  ,  2025/4110 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/369 E., 2020/282 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ile arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme dönemleri içinde davalılar bünyesinde çalışan işçi ... tarafından işçilik alacaklarının tahsili için alacak davası açıldığını, dava sonucu işçi tarafından bakanlığa karşı icra takibi yapıldığını ve bu takip sonucu dava dışı işçiye 10.703,18 TL ödeme yapıldığını, hizmet sözleşmesi gereği bu meblağdan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.703,18 TL' nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.02.2015 tarihli ve 2012/3 13... /36 Karar sayılı kararı ile dava dışı işçinin davalılardan ... Hizmetler Turizm Ltd. Şti.'de çalıştığı bir dönem olmaması nedeniyle davalı yönünden bu gerekçeyle davanın reddine, diğer davalı .. Temizik ... Güvenlik Sistemleri Gıda San. Tiz. Ltd. Şti. yönünden ise her ne kadar tefrik edilen dosya davalısı müflis ... Ltd. Şti. ile bu şirket arasında işçinin çalıştığı 2004 sonrası dönem için ortaklık mevcut olup, davacı bakanlık ile de ortak girişim adı altında hizmet sözleşmesi imzalanmış ise de işçinin iş akdini sadece müflis şirketle yapmış olması ve sadece bu şirket bünyesinde çalışmış olması gerekçesiyle ...Ltd Şti yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Mahkemenin 03.02.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 06.06.2018 tarihli ve 2015/23151 Esas, 2018/6637 Karar sayılı ilamıyla; davalı ...Ltd. Şti'ninde davacı bakanlık ile akdedilen hizmet sözleşmesini müflis ...Ltd Şti ile birlikte ortak girişim adı altında imzaladığı, haliyle bu sözleşme gereği ... borçlardan müflis şirketle birlikte müteselsilen sorumlu olduğu gözetilerek bu çerçevede değerlendirme yapılıp hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı gereği rapor hükme esas alınarak davalı ... Ltd. Şti. bünyesinde dava dışı işçinin hiç çalışması olmadığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre dava dışı işçiye ödenen bedelden diğer davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ... Ltd. Şti. yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olması gerektiğini, davalı ... Tek. Sos. Hiz. ... Ltd. Şti. bakımından davanın reddi kararının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.