Sigorta tahkim komisyonu nezdinde trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı talebi üzerine, iş kazası ve 5510 sayılı Kanunun 21. maddesi hükümleri ışığında yapılan değerlendirmelerle itiraz hakem heyeti kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu dava, 05.07.2022 tarihli trafik kazasında davacının yaralanarak malul kalması sonucu davalı sigorta şirketinden talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkindir. Davalı sigorta şirketi, kusur oranına, maluliyet tespitine, tazminat hesaplama yöntemlerine ve kazanın potansiyel iş kazası niteliği sebebiyle SGK ödemelerinin durumuna itiraz etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu ve İtiraz Hakem Heyeti, davacının talebini kabul ederek tazminata hükmetmiş, davalının itirazları reddedilmiştir. Temyiz incelemesinde, davalının bazı itirazları yerinde görülmezken, 5510 sayılı Kanunun 21. maddesinde düzenlenen iş kazası ve üçüncü şahıs kusuru nedeniyle yapılan ödemelerin Kurum tarafından işverene veya üçüncü kişiye rücu edilmesi hususunun değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
4. Hukuk Dairesi         2024/9097 E.  ,  2025/15221 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/713 D.İş, 2024/717 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2024/İHK-41795
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2024/246524
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.07.2022 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacının sürücüsü olduğu araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 29.03.2024 tarihli değer artırım dilekçesiyle talebini ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla 693.831,80 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur durumunun uzman bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, başvuran tarafından sunulan raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuru öncesinde davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından davalının temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 693.831,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur durumunun uzman bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, başvuranın maluliyetinin hatalı tespit edildiğini, medikal rapor ile oluşan açık çelişkinin giderilmesi gerektiğini, maluliyet zararının TRH Mortalite Tablosuna göre ve yaralananın vergilendirilmiş gelirine göre hesaplanması, hesaplamada teknik faizin %1,8 olarak esas alınması gerektiğini, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvuranın ifadesinde kurye olup çalıştığı yere ait olan motorla kaza yaptığını beyan ettiğini, söz konusu kazanın iş kazası olup PSD ödemesi alınıp alınmadığı tespit edilmeksizin hesaplama yapılamayacağını, bilirkişi raporu ile hesaplanan tazminat miktarının yanlış metodla hesaplandığını ve tazminatın yüksek tespit edildiğini
belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 05.07.2022 tarihli trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 1.fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" düzenlemesine; aynı maddenin 4. fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; davalı tarafça kazanın iş kazası olduğu iddiasında bulunulduğu ancak hakem heyetlerince bu iddiaya ilişkin usulüne uygun bir araştırma yapılmaksızın dosyada mevcut SGK hizmet kaydına göre başvurana herhangi bir emeklilik ödemesi yapılmadığı belirtilerek hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kazadaki maluliyeti nedeniyle davacıya iş göremezliğine ilişkin herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir bağlanıp bağlanmadığı; ödeme yapılmış veya gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı ve rücu istemli dava açılıp açılmadığı; bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının araştırılması; yapılan ödeme veya bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi hükmü değerlendirilerek tazminatın belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi