Yargıtay 11. Ceza Dairesi, dolandırıcılık mahkumiyetinde, usulüne uygun kesinleşmeyen kararın tekerrüre esas alınması hatasını düzelterek hükmü onadı.
Özet: Dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulan sanık hakkında, ilk derece mahkemesinin tekerrüre esas aldığı 2015 tarihli ilamın usulüne uygun kesinleşmediği için bu kararın tekerrüre esas alınamayacağı tespit edilmiş; ancak sanığın adli sicil kaydında bulunan 2009 tarihli başka bir ilamın tekerrüre esas teşkil ettiği anlaşıldığından, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hata, hükmün tekerrüre ilişkin bölümünün çıkarılıp yerine doğru ilamın belirtilerek mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına dair ibarenin eklenmesi suretiyle düzeltilerek hükmün diğer yönleriyle birlikte onanmasına karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2023/3231 E.  ,  2025/14927 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/128 E., 2022/155 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/41520 Esas, 2022/1407 Karar sayılı kanun yararına bozma kararı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olduğu, Mahkemece bozma kararının gereğinin yerine getirildiği, kararda bu yönden herhangi bir isabetsizlik görülmediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
UYAP üzerinden yapılan incelemede; ikinci kez tekerrüre esas alınan Erzin Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve 2014/142 Esas, 2015/31 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma yoluna gidildiği ve Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 09.09.2024 tarihli ve 2024/397 Esas, 2024/11070 Karar sayılı ilamı ile; "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmaması nedeniyle tebliğ işlemi usûlsüz olduğundan hükmün usûlüne uygun kesinleşmediği, usûlüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, Erzin Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 22.01.2015 tarihli ve 2014/142 Esas, 2015/31 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin reddine..." karar verildiğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinden önce usulüne uygun şekilde kesinleşmeyen Erzin Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve 2014/142 Esas, 2015/31 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınamayacağı, bununla birlikte; sanığın adli sicil kaydında yer alan Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2009 tarihli ve 2008/828 Esas, 2009/481 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinden, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin bölümün çıkartılarak yerine, "sanığın adli sicil kaydında yer alan Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2009 tarihli ve 2008/828 Esas, 2009/481 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğanameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.