2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından beraat eden, vekille temsil edilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi eksikliğinin giderilerek hükmün düzeltilerek onanması kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, ceza dairesi tarafından sanık hakkında verilen beraat kararı sonrası vekalet ücreti ödenmemesi yönündeki temyiz istemi incelenmiş; mahkeme, beraat eden ve vekille temsil edilen sanık lehine avukatlık asgari ücret tarifesi gereği vekalet ücreti ödenmemesini hukuka aykırı bularak, ilgili hükümleri bozmuş ancak yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususu kendisi düzelterek 2.725,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi kararı ekleyip hükmü düzeltilmiş haliyle onamıştır. Ayrıca, diğer sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminde etkin pişmanlık, sanığın başka yerde çalıştığı, nitelikli halin oluşmadığı ve hukuka aykırı delil elde edildiği gibi iddialar ileri sürülmüş olup, metin bu kısmın sonucunu içermeden kesilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/2166 E.  ,  2025/18194 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1965 E., 2019/1324 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
SUÇLARIN TARİHİ : 06.01.2017
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz istemi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 16.07.2019 tarihli ve 2019/1965 Esas, 2019/1324 Karar sayılı ek kararıyla, sanıklar .. ve ..... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin reddine karar verildiği, ek kararın sanıklar müdafiine tebliğ edildiği ve sanıklar müdafiinin ek kararı temyiz etmediği belirlenerek yapılan incelemede;
I. Sanık ... Hakkında Hırsızlık ve Mala Zarar Verme Suçlarından Verilen Beraat Kararlarına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sadece beraat eden sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasına; “sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2.725,00 TL maktu vekâlet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, hırsızlık suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, sanık ...'nin olay gecesi başka yerde çalıştığına dair inceleme taleplerinin yerine getirilmediğine, şikâyetçinin kovuşturmadaki beyanına göre aracın kapısının kilitli olmadığına, nitelikli halin gerçekleşmediğine, hukuka aykırı ev araması ile elde edilen delilin hükme esas alınamayacağına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2018 tarihli ve 2017/253 Esas, 2018/107 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 08.02.2019 tarihli ve 2018/3582 Esas, 2019/287 Karar sayılı kararı ile; karar tarihinde hükümlü veya tutuklu olarak cezaevlerinde bulunan ve duruşmalardan bağışık tutulma talepleri olmayan sanıkların yokluklarında karar verilmesi ve kabule göre de uygulama hataları yapılması nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 08.02.2019 tarihli ve 2018/3582 Esas, 2019/287 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2019/214 Esas, 2019/457 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.