Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının, sanık itirazları reddedilerek Yargıtay tarafından hukuka uygun bulunup onanmasına ilişkin içtihat kararı.
Özet: Hırsızlık suçundan mahkûm edilen sanık ile müdafiinin, tanık dinlenmemesi, parmak izinin yeterli delil teşkil etmemesi, kamu davasının eylemi detaylandırmaması, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararına hukuka aykırı bulmasına rağmen uyma çelişkisi, ilgili kanun maddelerine aykırılık, alt sınırdan uzaklaşmada gerekçe eksikliği ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına dair ileri sürdüğü temyiz itirazları, Yargıtay tarafından yapılan detaylı inceleme sonucunda hükümde hukuka aykırılık veya isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılarak reddedilmiş ve sanık hakkındaki mahkûmiyet kararı oy birliğiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2025/12022 E.  ,  2025/22926 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/276 E., 2025/2280 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1 maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin "...mahkemesince tanık olarak dinlenilmesi talep edilen tanıkların dinlenilmeden karar verilmesine, sanığın parmak izinin çıktığı yerin sanığın hırsızlık suçundan cezalandırılmasına yeterli somut delil oluşturmadığına, açılan kamu davasının sanığın hırsızlık eylemi nasıl gerçekleştirdiğine dair her hangi bir bilgiye yer verilmediğine, bölge adliye mahkemesince Yargıtay bozma kararının hukuka aykırı olduğu belirtilmesine rağmen uyulmasına karar verilerek çelişkiye neden olunmasına, 5271 sayılı Kanun'nun 307. maddesine aykırı davranıldığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmuşsa da gerekçe belirtmeden alt sınırdan uzaklaşıldığına, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına... " ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyete dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanığın ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.