11. Ceza Dairesi, özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının temyiz edilemez olduğuna ve sanığın nitelikli dolandırıcılık mahkumiyetlerinin oy birliğiyle onanmasına hükmetti.
Özet: Sanığın kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanarak nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından aldığı mahkumiyet kararlarının temyizi üzerine, yüksek mahkeme özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyize kabil olmaması nedeniyle incelenmeksizin iadesine hükmederken; sanığın farklı tarihlerde birden fazla şirkete yönelik zincirleme nitelikli dolandırıcılık eyleminin hukuka uygun yargılama ve delil değerlendirmesi sonucunda sabit görüldüğünü, suç vasfının doğru belirlendiğini ve cezaların kanuni sınırlar içinde uygulandığını tespit ederek dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerini onamıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/27304 E.  ,  2025/15182 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/200 E., 2015/397 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, iade
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesi anlamında temyize konu olabilecek hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyizinin mümkün bulunmadığı;
Diğer hükümler yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
1. Özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz başvurularının incelemesinde;
Mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinde sayılan hüküm niteliğindeki kararlardan olmadığı ve temyizinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, bu kararlar yönünden dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2. Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz başvurularının incelenmesinde;
Sanığın, katılanlar ..., .... A.Ş. ve ... İletişim Hizmetleri A.Ş'den şikayetçi ... ve katılan ... adına farklı tarihlerde birden fazla telefon hattı çıkarıp, kullanması karşısında, sanığın eyleminin katılan şirketlere yönelik ayrı ayrı, üç kez zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemlerin katılan ... ve şikayetçi ...'ya yönelik olduğu kabul edilerek, nitelikli dolandırıcılık suçundan iki kez hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesine ilişkin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların eleştiri dışında kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.