Yargıtayın tanınmış marka sahibinin, benzer ibareli marka başvurusuna karşı açtığı hükümsüzlük davasında Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında iltibas ihtimalini değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki ihtilaf, müvekkili şirketin 1990 yılından itibaren tescilli ve 6769 sayılı Kanunun 6/4 ve 6/5 maddeleri uyarınca tanınmış “...” ibareli markalarının sahibi olduğunu iddia eden davacının, davalının tescilini istediği “...” ibareli markanın kendi markalarıyla karıştırılma ihtimali yarattığı, kötüniyetli tescil girişimi olduğu ve özellikle gıda sektöründeki benzer sınıflarda (29, 30, 35) iltibasa yol açacağı gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğünü talep etmesi; davalıların ise markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olduğunu, “...” ibaresinin ayırt edici gücünün düşük olduğunu, tescil sınıflarının ayrıştığını ve kötüniyetin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemesi etrafında şekillenmektedir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2082 Esas, 2025/92 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/135 E., 2022/358 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2019/..., 2018/..., 2018/..., 2019/..., 2019/... sayılı "...", "...", "....", "....", "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere gerçekleştirdiği 2020/29297 sayılı başvuruya müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, itirazın nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu(YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin "..." ibaresini ilk kez 1990 yılında tescil ettirdiğini, bu marka üzerinde büyük yatırım yaptığını, müvekkili şirket adına tescilli “...” ibareli markaların, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/4 ve 6/5 maddeleri uyarınca tanınmış markalar olduğunu, davaya konu markanın tescil sınıflarının, müvekkiline ait markalarla aynı olduğunu, ortalama gıda tüketicilerinin çok büyük kısmını çocukların oluşturduğunu, davaya konu markanın asli unsurunu “...” ibaresinin teşkil ettiğini, markaların iltibas oluşturabilecek seviyede benzer olduğunu, emsal yargılamalarda Yargıtay ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında “...” ibaresinin çatı marka olarak değerlendirildiğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, “...” ibaresinin ayırt edici gücünün düşük olmadığını, davaya konu markanın,“...” markasının serisi vasfı taşımadığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-984 sayılı kararın dava konusu 2020/... başvuru numaralı "..." ibareli markanın 29... . sınıfların tamamı ile 35. sınıfın ilgili alt grubunda yer alan 29... . sınıfların tamamı yönünden iptaline, bahse konu markanın tescil edilmesi halinde 29... . sınıfların tamamı ile 35. sınıfın ilgili alt grubunda yer alan 29... . sınıfların tamamı yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak faklı olduğunu, davalı markasında “...” sözcüğünün markanın en sonunda yer alacak şekilde konumlandırıldığını, sözcüğün hem kavramsal olarak bilinirliğinin hem de markanın sonunda konumlandırılmasının ibarenin marka içerisindeki dikkat çekici unsur olma özelliğini zayıflattığını, markaların ilk okunan hecelerinin birbirinden farklı olduğunu, davacı markasının tek heceden oluşması sebebiyle vurgunun sadece “...” sözcüğünde olmasının markaları birbirlerinden ayırdığını, benzer bir davada “...” ibaresinin ayırt edici gücünün düşük olduğuna hükmedildiğini, ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin düşük olmadığını, markaların benzer olmaması karşısında SMK'nın 6/5. hükmünde sayılan risklerin gerçekleşmeyeceğini, davacının YİDK aşamasında kötüniyet iddiasında bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadıklarını, davacının, dava dilekçesinde dayanak gösterdiği ... numaralı "..." markasının mahkeme kararı ile iptal edildiğini, davaya konu markada “...” ibaresinin tali unsur konumunda bulunduğunu, markaların tescil sınıflarının farklı olduğunu, davacının 35. sınıfta tescilli “...” ibareli bir markasının bulunmadığını, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, en çok tercih edilen market uygulamalarından olan "..." uygulamasında sağlıklı/diyet gıda ürünleri "..." başlığı ile sınıflandırıldığını, müvekkiline ait markanın önceden tescilli markalarının serisi olduğunu, dolayısıyla "..." markasını söz konusu ürünler üzerinde gören tüketicilerin, kullanılan markayı diğer herhangi bir firmayla bağdaştırmayacağını, markanın müvekkili şirkete ait olduğunu kolaylıkla anlayacağını, davacı firma tarafından itiraza dayanak yapılan markaların Türkiye'de ciddi bir şekilde kullanılıp kullanılmadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu markada yer alan 29, 30, ve 35/5. mal/hizmeler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında aynı/benzer/ilişkili olması şartının sağlandığı, markalar arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, davalı markasının halk nezdinde belirli bir bilinirliğe ulaştığı, davalı markalarının emsal yargılamalarda tanınmış marka olarak kabul edildiği, bu durumun iltibas ihtimalini artırdığı, “...” ibaresinin düşük ayırt edici olarak kabul edilse dahi davaya konu markada bulunan sair unsurların çatı marka olduğu, SMK'nın 6/1 maddesi bağlamında iltibas ihtimalinin bulunduğu, davalı tarafından daha önceden başvurusu yapılan “...” ibareli markaların tescillerinin üzerinden 5 yıl geçmediğinden müktesep haktan söz edilemeyeceği, kötüniyet iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-984 sayılı kararının taleple bağlı kalınarak 29. ve 30. sınıfın tamamı ile 35.sınıftaki " Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar,kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" emtialar yönünden iptaline, 2020/... sayılı markanın taleple bağlı kalınarak 29. ve 30.sınıfın tamamı ile 35.sınıftaki" Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mesnet markalarının asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu “ ...” ibareli başvuruda yer alan "..." ibaresinin davalı Şirketin çatı markası olması nedeniyle başvurunun asli unsurunu da "..." ibaresinin oluşturduğu, hal böyle olunca dava konusu başvuru ile davacının "..." ibareli marka işaretleri arasında, asli unsurlarının aynı olmasından kaynaklı olarak, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, nitekim aynı taraflar arasında görülen benzer bir uyuşmazlık hakkında verilen Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2021/5678- 2023/401 E/K sayılı ilamında da "... ... " ibareli başvurunun davacının "..." asıl unsurlu markaları ile benzer olduğunun kabul edildiği, öte yandan ticari bir malı üreten işletmenin, ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetin zorunlu bir sonucu olduğuna göre 29, 30, ve 35.sınıfın 5.alt grubunda bu malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, davalı Şirket yönünden müktesep hak koşullarının oluşmadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalının 2020/.... sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacının "..." ve "..." asıl unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nin 2022-M-984 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/... başvuru numaralı "peymen bahçedenform" ibareli markanın 29... . sınıfların tamamı ile 35. sınıfın ilgili alt grubunda yer alan 29... . sınıfların tamamı yönünden iptaline, markanın tescil edilmesi halinde 29... . sınıfların tamamı ile 35. sınıfın ilgili alt grubunda yer alan 29... . sınıfların tamamı yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 23.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.