Yargıtay 11. Ceza Dairesi, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma vasfı basit güveni kötüye kullanma olarak değişen suçlarda ve tehdit suçunda dava zamanaşımı gerçekleştiğinden, beraat kararını bozarak davanın düşmesine hükmetti.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanık hakkındaki "güveni kötüye kullanma" suçunun vasfının iddianamedeki "hizmet nedeniyle" nitelendirmesinin hatalı olduğu ve "basit güveni kötüye kullanma" olarak düzeltilmesi gerektiği tespit edildikten sonra, sanığın üzerine atılı hem bu suç hem de "tehdit" suçu için kanunda öngörülen olağan dava zamanaşımının sanığın sorgu tarihinden temyiz incelemesine kadar dolduğu anlaşılarak, ilk derece mahkemesinin beraat hükümleri bozulmuş ve yeniden yargılama yapılmaksızın her iki kamu davasının da zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/23986 E.  ,  2025/15177 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/605 E., 2016/782 K.
SUÇLAR : Güveni kötüye kullanma, basit tehdit
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Her ne kadar iddianamede ve mahkeme hükmünde sanığın fiili hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma olarak vasıflandırılmış ve Mahkemece hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan beraat kararı verilmiş ise de; sanığın işveren katılanın işçi olduğu, sanığın eyleminin hizmet ilişkisinden doğan güveni kötüye kullanma olarak nitelendirilemeyeceği, iddianameki anlatıma göre suç vasfının TCK'nın 155/1. maddesinde düzenlenen basit güveni kötüye kullanma suçuna temas ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Değişen suç vasfı itibarıyla sanığın üzerine atılı "güveni kötüye kullanma" suçunun ve sanığın üzerine atılı "tehdit" suçunun Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 26.11.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısı ve katılanın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,25.11.2025 tarihinde karar verildi.