Dolandırıcılık suçundan mahkûm edilen sanık hakkında, uzlaşma girişimine rağmen uzlaşma sağlanamaması ve suç tarihinde yürürlükte olan kanun uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Özet: Ağır Ceza Mahkemesinin dolandırıcılık suçundan verdiği mahkûmiyet hükmü, uzlaşma süreçlerinde duran süre de dahil olmak üzere, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar lehe olan kanun maddeleri uyarınca öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden bozulmuş; yeniden yargılama gerektirmeyen bu durumda, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2025/3886 E.  ,  2025/15238 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/507 E., 2025/123 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı ve uzlaştırmada duran süre de gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın, yargılama konusu eylemi için, suç tarihininde yürürlükte bulunan ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nin 157. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, uzlaştırma işlemleri nedeniyle duran süre de dikkate alındığında, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.