Yargıtay, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen kararda kesin delil yetersizliği ve sanık savunması eksikliği nedeniyle istinafın reddini hukuka aykırı buldu.
Özet: Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının istinaf incelemesinde onanması üzerine, temyiz aşamasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının temyiz talebi usuli eksiklikler nedeniyle reddedilmiş; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin karar hukuka uygun bulunarak onanmıştır. Ancak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen kararda, mağdurun yaşına rağmen eylemin nitelikli olduğuna dair kesin delil bulunmaması, cebir, tehdit gibi hususların yeterince tartışılmaması ve sanığın iç çamaşırındaki spermle ilgili savunmasının alınmaması gibi eksiklikler nedeniyle bölge adliye mahkemesinin kararı bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/163 E., 2019/1210 K.SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, temyiz isteminin reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen asıl karar ve ek karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Midyat Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın katılan mağdureyi ıssız bir yere götürdüğü, katılan mağdureye anal yoldan nitelikli cinsel istismarda bulunduğu şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine ve 24.12.2019 tarihli ek karar ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen karara karşı temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle, raporda anal bulgu tespit edilemediğine, katılan mağdurenin daha önceden evden kaçması ve aile baskısı nedeniyle iftira attığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, asıl ve ek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEA. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, vaki temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Ek Karar YönündenGerekçesi gösterilmek suretiyle temyiz isteminin reddine dair verilen ek karar usul ve kanuna uygun olduğundan sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştırC. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden1. Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, sanığın ikrarı, 04.04.2016 tarihli ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporu, HTS kayıtları, sosyal medya yazışma içerikleri ve tüm dosya kapsamından; katılan mağdurenin yaşı da dikkate alındığında sanığın cinsel eylemini nitelikli şekilde gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığından çocuğun cinsel istismarı suçu kapsamında kaldığı belirlenmekle, sanığın sübut bulan bu eylemini on beş yaşını doldurmuş olan katılan mağdurenin cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir hal nedeniyle gerçekleştirip gerçekleştirmediği gerekçe bölümünde tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uymayan ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,2. Kabule göre de: 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” hükmüne yer verilmiş olup, 13.06.2016 tarihli uzmanlık raporunda katılan mağdurenin iç çamaşırında sanığa ait olduğu tespit edilen spermlerin ne şekilde oluştuğuna dair sanığın açık şekilde savunması alınmamış olmasına rağmen bahsi geçen rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARA. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Ek Karar YönündenGerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Midyat Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.