Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, arsa vasfının tespiti ve emsal karşılaştırmasıyla değer biçilmesinin hukuka uygun bulunduğuna dair temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesinin davayı kabul etmesinin ardından, davacı tarafın faiz başlangıcı, davalı idarenin ise davanın süresinde açılmadığı ve bilirkişi değer tespitinin hatalı olduğu yönündeki istinaf başvurularını Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın arsa vasfında olduğu ve 2942 sayılı Kanunun 11. maddesi çerçevesinde emsal incelemesi yapılarak değer tespitinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddetmiş; temyiz incelemesini yapan Yüksek Mahkeme ise, arsa niteliğindeki taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslama yapılarak adil ve hakkaniyete uygun değer biçilmesinde bir isabetsizlik görmeyerek bölge adliye mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bulmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/1791 E.  ,  2025/15550 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2634 Esas, 2024/181 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/473 Esas, 2022/205 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili, ..., ... Mahallesi 44... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasıflı olup, nitelikleri ve konumu itibarıyla oldukça değerli olduğunu, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeline fiilen el atma tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın maliklerine usulüne uygun olarak tebligat yapıldığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) gereği 30 günlük sürede davanın açılması gerektiğini, bu nedenle süresinde açılmayan davanın reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın vasfının arsa olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın emsale göre eksik ve üstün yönlerinin belirlenmesi ve emsale oranla değerinin saptanması gerektiğini, hükme esas alınan raporda bilirkişi heyeti tarafından alınan emsallerin yüzölçümü ile kamulaştırılan alanın yüzölçümünün benzer olmadığını, taşınmaza olabilecek, taşınmaza yakın, konum, nitelik ve yüzölçümü itibarıyla daha uygun özelliklere sahip taşınmazlar mevcut iken, gerekli araştırma yapılmadan rapor düzenlenmesi ve de bu raporun itirazları dikkate alınmadan hükme esas alınmasının kabul edilemez olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ilebilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11... nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmek suretiyle adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurullarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.