Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık suçunda, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle mahkumiyetin bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, kamu görevlileriyle ilişkisi olduğu vaadiyle bir işi halletme karşılığında mağdurdan komisyon, dava harcı ve hasta bağışı adı altında farklı zamanlarda menfaat temin eden sanık hakkındaki dolandırıcılık mahkûmiyetini bozmuştur; zira yerel mahkeme, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında hareket ederek katılandan değişik zamanlarda haksız menfaat elde eden sanık hakkında, 5237 sayılı kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerini uygulamayı göz ardı ederek hukuka aykırı bir karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/31370 E.  ,  2026/314 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/9 E., 2016/78 K.
SUÇ : Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın önce komisyon amaçlı 2800 TL ve dava harcı adı altında 2500 TL ile bir hastaya bağış için aylık 1000 TL aldığı hususunu sabit olduğunun kabul edilmesine göre,
Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında hareket ederek katılandan değişik zamanlarda menfaat temin eden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
08.01.2026 tarihinde karar verildi.