7. Ceza Dairesi, kaçakçılık davasında sanığın eylemini somut delillerle ilişkilendirmeyen ve gerekçesiz kurulan mahkûmiyet kararını hukuka aykırı bularak bozdu.
Özet: Sanık hakkında kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararının, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili hükümleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması ilkesine aykırı olarak, sanığın suç oluşturan eyleminin net bir şekilde tespit edilememesi, somut delillerle yeterince ilişkilendirilememesi ve hukuki nitelendirmesinin yapılmaması sonucunda eksik gerekçeyle kurulmuş olması sebebiyle bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/913 E., 2022/375 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34, 2 30... . maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 05.05.2015 tarihli ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, olayın ne şekilde gerçekleştiğine dair kabulün tam olarak bulunması gerekirken, sanığın eyleminin net bir şekilde tespit edilmediği ve somut delillerle ilişkilendirilmediği, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili, delilleri ve nitelendirilmesi ile buna göre hüküm kurulması icabettiği nazara alınmadan, bu ilkelere uyulmadan gerekçesiz hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, sair hususlar incelenmeksizin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.