Yargıtay 9. Ceza Dairesi, sanığın aile içinde kardeşine yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf ve temyiz başvurularını reddederek hükmü oy birliğiyle onadı.
Özet: Sanığın, aynı evde yaşadığı kardeşine karşı farklı tarihlerde cebir ve tehdit kullanarak gerçekleştirdiği çocuğun cinsel istismarı eylemleri nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesinin ardından, sanık müdafiinin müvekkilinin sağlık sorunları olduğunu ve isnadın asılsız olduğunu ileri sürerek yaptığı temyiz başvurusunun Yargıtay tarafından yapılan incelemede, yargılama sürecinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve verilen mahkumiyet kararının hukuka uygun olduğu gerekçeleriyle esastan reddedilerek hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2025/363 E., 2025/382 K.MAĞDURE:SUÇ: Çocuğun cinsel istismarıHÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kasten yaralama suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın aynı konutta ikamet ettiği kardeşi olan mağdureye karşı farklı tarihlerde cebir ve tehditle cinsel bölgelerine dokunmak ve okşamak şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemlerinin bir bütün halinde çocuğun cinsel isismarı suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın bir takım sağlık sorunlarının bulunması nedeniyle aynı evde yaşayan aile fertlerinin sanıktan kurtulmak için atılı suçu sanığa isnat ettiklerine, sanığın cezai sorumluluğunun bulunmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.