Yargıtay, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne karşı, sanığın müstakil temyiz hakkını kullanarak süresinde yaptığı başvuruyu inceleyerek, istinaf mahkemesinin onama kararını ve delil değerlendirmesini hukuka uygun bularak temyiz itirazlarını esastan reddetti ve hükmü onadı.
Özet: Sanık müdafiinin, kararın sanığın kendisine tebliğ edilmemesi nedeniyle temyiz süresinin öğrenmeyle başladığı itirazı kabul edilerek yapılan incelemede; hırsızlık suçundan verilen ilk derece mahkemesi kararını onayan bölge adliye mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, tanık kolluk görevlilerinin ifadelerindeki tutarsızlık ve bilirkişi raporundaki şüpheli tespitlere ilişkin savunmaların yerinde görülmediği belirtilerek, bölge adliye mahkemesinin sanık hakkındaki hükmü onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/9885 E.  ,  2025/18121 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3382 E., 2022/1874 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.05.2022 tarihli kararının, sanık ve müdafiinin yokluğunda verildiği, kararın sanığın zorunlu müdafii Av. ...'e 22.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği ancak müdafii tarafından temyiz edilmediği anlaşılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, müdafii bulunsa bile sanığın da temyiz hakkı bulunduğundan ve kararın daha önce ayrıca sanığa tebliğ edilmediği belirlenmekle, sanığın vekaletnameli müdafii .............'in öğrenme üzerine 27.12.2022 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Tanık olarak dinlenen kolluk görevlilerinin hayatın olağan akışına aykırı ve tutarsız beyanlarda bulundukları, bilirkişi raporuna göre şahısların net ve yakın resimlerinin çıkartılamadığı, bilirkişi tarafından tespit edilemeyen şahısların teşhis edilmesinin mantıklı olmadığı, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.