İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında davacının feragat etmesi ve tarafların karşılıklı vekalet ücreti taleplerinden vazgeçmesi üzerine davanın reddine ilişkin kararı.
Özet: Bir eser sözleşmesi kapsamında davacının, davalıya ait spor ve eğlence merkezinin zemin işlerini tamamlamasına rağmen, davalı tarafından kısmi ödeme sonrası bakiye alacağın, daha önce onaylanan malzemeye sonradan yapılan itiraz gerekçesiyle ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davalı tarafın işin eksik ifa edildiği ve döviz bedelinin hukuka aykırı olduğu yönündeki savunmalarına karşın, yargılamanın ilerleyen aşamasında davacının davadan feragat etmesi ve tarafların karşılıklı yargılama giderleri ile vekalet ücreti talebinden vazgeçmeleri nedeniyle mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

T.C.
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/809 EsasKARAR NO : 2026/79DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 02/11/2025KARAR TARİHİ : 11/02/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında, davalıya ait spor ve eğlence merkezinin zemin işlerinin yapılması konusunda bir eser sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında iş bedelinin 12.000,00 Euro + KDV olarak anlaştıklarını, kullanılarak malzemenin müvekkili tarafından seçildiğini ve davalın şirketin mimarına onayına sunulduğunu, onayın ardından müvekkili tarafından davalıya fatura kesildiğini, davalı şirket mimarının onayı verdiğini, davalı tarafça 03/06/2025 tarihinde faturaya istinaden açıklaması ile 250.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, bu tutarın kur üzerinden hesaplama yapıldığı zaman 5.588,45 Euro’ya tekabül ettiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, işin tesliminden sonra davalı tarafından ayıp bildiriminde de bulunulmadığını, bakiye alacağın ödenmesini talep edildiği zaman daha önce davalı şirket mimarı tarafından onaylanan taşların boyutunun beğenilmediği ileri sürülerek ödemenin yapılmadığını, davalının 6.411,54 Euro anapara ve 105.599,04 TL KDV borcu bakiyesinin kaldığını, alacağın tahsili amacıyla İstanbul ...İcra Dairesi’nin...Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle görevli mahkemenini Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın işin anlaşmaya uygun olarak teslim edildiğini ispat eder şekilde delil sunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan yazışmalarda işin gereği gibi ifa edilmediğinin görüldüğünü, ifa edilmesi için de hiçbir çaba sarf edilmediğini, faturanın tebliğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını, taraflar arasında kurulan eser sözleşmesinde bedelin döviz olarak kararlaştırılmasının hukuken mümkün olmadığını, kdv'ye ve faize itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini, davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 08/01/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını belirterek davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle oluştuğu iddia edilen alacağın tahsili için davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 08/01/2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirterek davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiği görüldü. 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa,karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca hesaplama yapılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, dosyada mevcut ve her iki taraf vekilinin isminin yazılı olduğu feragate ilişkin dilekçe içeriğinde tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığının bildirildiği görüldüğünden , vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, arabuluculuk hususunda ise tarafların bu hususa ilişkin bir anlaşmasının bulunup bulunmadığı tespit edilemediğinden arabuluculuk ücreti davadan feragat eden davacı üzerinde bırakılmış, yine koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,2-) Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,3-) Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte biri olan 244,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 4.750,49 TL'nin yatıran tarafa iadesine,4-) Tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-) Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-) Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 7-) Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2026Katip (e-imzalıdır) Hakim (e-imzalıdır)