Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin, bölge adliye mahkemesinin bozma yetkisini aşan kararı nedeniyle Yargıtay 3. Ceza Dairesince hükmün bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf sürecinde, Bölge Adliye Mahkemesinin kanunla sınırlı bozma yetkisini aşarak hatalı bir bozma kararı verdiği ve bu usul hatasının sonraki yargılama ile verilen hükümleri hukuken geçersiz kıldığı tespit edilmiştir; bu nedenle Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açıp delilleri değerlendirerek yeniden hüküm kurması gerekirken yapılan usul aykırılığı sebebiyle, temyiz edilen hükmü bozarak dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine yeni bir yargılama ve hüküm için geri gönderilmesine karar vermiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/28943 E.  ,  2025/27225 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/147 E., 2021/187 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/274 E., 2020/547 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63/1. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 esas, 2025/197 sayılı kararında da belirtildiği üzere bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda bölge adliye mahkemelerinin kanun da sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda ilk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenerek;
Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda, Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2018 tarihli ve 2017/518 esas, 2018/625 sayılı kararı ile sanığın anılan suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2019/125 esas, 2020/897 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesinin 26.11.2020 tarihli kararı ile; sanığın atılı suçtan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verildiği, yapılan istinaf başvurusunun ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2021/147 esas, 2022/187 sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesi üzerine, sanık müdafiinin temyiz isteminde bulunduğu, bu kapsamda bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.