Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, davalının tacir olmaması nedeniyle ayıplı araç satışı kaynaklı alacak davasında görevsizlik kararı vererek dosyayı asliye hukuk mahkemesine gönderdi.
Özet: Dava, internet üzerinden "hatasız" diye satılan ancak teslim alındıktan kısa süre sonra ciddi ayıpları ve hasarları olduğu ortaya çıkan bir aracın satış bedelinin iadesi ve ayıplı aracın satıcıya geri verilmesi talebiyle açılan alacak istemine ilişkindir; mahkeme, davalının tacir sıfatı taşımaması nedeniyle uyuşmazlığın mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığına, bu nedenle görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi yerine genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olduğuna karar vererek, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir.

T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ANKARA GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/1039 EsasKARAR NO : 2026/52HAKİM : ... ... KATİP : ... ...DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... DAVA : AlacakDAVA TARİHİ : 30/12/2025KARAR TARİHİ : 29/01/2026G.K. YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davalıya ait 2011 model ... .... .... ilan numaralı ilan aracılığıyla sahibinden.com adlı internet sitesi üzerinden görerek 23.12.2024 tarihinde satın aldığını, davalı tarafından söz konusu ilanda, aracın "hatasız, boyasız, ağır bakımları yapılmış ve yakıt cimrisidir" ifadelerine yer verildiğini, ilan metninin bütünü, aracın herhangi bir ayıbının bulunmadığı ve tüm bakım ve onarımlarının eksiksiz şekilde gerçekleştirildiği yönünde alıcıda güven uyandıracak nitelikte olduğun ancak satış sonrası süreçte, aracın ilan içeriğinde bildirilen niteliklere sahip olmadığının ortaya çıktığını, aracın teslim alındıktan kısa bir süre sonra arızalandığını, servis tarafından yapılan detaylı inceleme neticesinde aracın neredeyse tüm parçalarının ciddi şekilde hasarlı olduğunu, bu hasarların aracın güvenli kullanılmasını imkânsız hale getirdiği ve onarımının zorunlu olduğunun anlaşıldığını, dava konusu olayda satıcı davalının ayıplardan sorumlu olduğunun açık olduğunu, taraflarınca araç satış bedeli olan şimdilik 400.000,00 TL’nin iadesi ve ayıplı aracın davalıya geri verilmesi amacıyla dava şartı olarak arabuluculuk süreci başlatıldığını ancak uzlaşma sağlanamadığını belirterek araç satış bedeli olan şimdilik 400.000,00 TL’nin 23.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, mahkemece aksi kanaate varılması halinde yasal faiziyle birlikte davacı müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Usul ekonomisi gereğince davalı tarafa dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; taraflara arasındaki araç satım sözleşmesine istinaden sözleşmeye konu aracın ayıplı olması nedeniyle ödenen araç satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer Kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerektiğinin belirtildiği, taraflardan birinin tacir sıfatını haiz olmasının davanın ticaret mahkemelerinde görülmesini gerektirmeyeceği, dosya kapsamında vergi dairesinden ve ticaret sicil müdürlüğünden gelen müzekkere cevabı incelendiğinde davalının tacir olmadığı,Tüm bu hususlar dikkate alındığında eldeki davanın mutlak ticari dava niteliğinin bulunmadığı, davalının tacir olmaması dikkate alındığında davanın nispi ticari dava niteliğinin de bulunmadığı, bu nedenle de uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi görevli olduğu, Anlaşıldığından davanın HMK'nın 114/1-c . maddesi ve 115/2. maddesi uyarınca görev yönünden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmişitir.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın HMK.'nin 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2-Tarafların görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ...NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/01/2026Katip ... Hakim ... BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR