Kiralanan eşyalı konuttan eşya götürme iddiasıyla yargılanan sanıklar hakkındaki güveni kötüye kullanma kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi.
Özet: Katılana ait eşyalı evi kiralayan sanıkların, evi boşaltırken bazı eşyaları yanlarında götürdükleri iddiasıyla açılan güveni kötüye kullanma davasında, yerel mahkemece verilen beraat kararı temyiz incelemesine tabi tutulmuş; Yargıtay, eylemin güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarını tam olarak taşımadığına değinmekle birlikte, asıl olarak suçun kanundaki ceza türü ve üst sınırına göre belirlenen dava zamanaşımı süresinin, sanıkların sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiğini tespit ederek, yeniden yargılama yapılmaksızın kamu davasının düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/24149 E.  ,  2025/14579 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/39 E., 2016/241 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılana ait eşyalı evi kiralayan sanıkların, evi boşaltırken eşyaların bir kısmını da yanlarında götürdüklerinin iddia edildiği olayda; suça konu eşyaların, sanıkların ifa ettiği bir hizmet veya meslek dolayısıyla kendilerine tevdi ve teslim edilmemiş olması sebebiyle, eylemin sübûtu halinde TCK'nın 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların sorgusunun yapıldığı 19.04.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.