Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyette temel cezanın belirlenmesinde teşdit hatası ve etkin pişmanlık indiriminin eksik uygulanması nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, ilk derece mahkemesinin temel ceza belirlemede suçun işleniş biçimi ve tehlike ağırlığı gibi kriterlere göre ceza bireyselleştirmesini tam olarak yapmayarak teşditte yanılgıya düşmesi ve etkin pişmanlık şartlarını taşıyan sanık hakkında, örgüt içindeki konumu ile verdiği bilgilerin faydalılık derecesini göz önüne alarak cezasında üst sınırdan indirim yapılması gerekirken bu indirimi uygulamaması nedenleriyle, sanık müdafiinin temyiz talepleri doğrultusunda hukuka aykırı bularak bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2022/19050 E.  ,  2025/27502 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/655 E., 2018/461 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4, 62, 221/5,
53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin
istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında Anayasayı ihlal ve Hükumete karşı suç yönünden kurulan hükmün Sanık müdafii tarafından istinaf edilmediği anlaşıldığından tebliğnamede bu suçlar yönünden tevdii kararı verilmesi düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
1.Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde teşditin derecesinde yanılgıya düşerek, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak fazla ceza tayini suretiyle hüküm kurulması,
2.Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı, deliller ve temyiz aşamasında vermiş olduğu etkin pişmanlık dilekçeleri nazara alındığında, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince cezasında üst hadden indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı sanık müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.