11. Ceza Dairesi, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararını onarken, resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine hükmetti.
Özet: Yerel mahkemenin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verdiği beraat kararlarının temyizi üzerine, temyiz mercii dolandırıcılık suçuna ilişkin hükmü, sanıkların suçu işlediğinin sabit olmaması gerekçesiyle oy birliğiyle onarken, resmi belgede sahtecilik suçunda ise temyiz inceleme tarihine kadar olağan dava zamanaşımının dolduğunu tespit ederek, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta kamu davasının düşmesine tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/27813 E.  ,  2025/14505 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/84 E., 2020/258 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak oy birliği ile ONANMASINA,
B. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden;
Sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 30.01.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.