Kamu görevlileriyle ilişkisi vaadiyle dolandırıcılık suçunda adli para cezası infazı ve TCK 53 uygulamasına ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı eksiklikleri nedeniyle hükmün düzeltilerek onanması.
Özet: Hakkında kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğundan bahisle iş gördürme vaadiyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet kararı verilen sanık hakkında, temyiz incelemesi sonucunda, mahkeme hükmünün esasen usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek onanmış; ancak adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesi yerine kamuya yararlı bir işte çalışma tedbiri imkanının gözetilmesi ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda TCKnın 53. maddesinin uygulanış şeklinin yeniden düzenlenmesi gerektiği tespit edilerek, bu hususların yeniden yargılama gerektirmemesi nedeniyle düzeltilmek suretiyle tasdik edilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/28721 E.  ,  2025/14657 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/287 E., 2015/455 K.
SUÇ :Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek tamamlanan dolandırıcılık fiillerini işlemesine rağmen hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümlerde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,
2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükümde TCK'nın 52/4 maddesinin uygulanmasına ilişkin bentte yer alan "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına (Yapıldı)" ibaresinin çıkarılması yerine "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 645 sayılı Kanun'la değişik 106/3. maddesi uyarınca infazına" ibaresinin yazılması ve TCK'nın 53 maddesinin uygulanmasına ilişkin bendinin tamamen çıkartılarak, yerine "Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak; sanık hakkında TCK'nın 53/1-2-3 madde fıkralarının 24/11/20 15... sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 7242 sayılı kanunla yapılan yasal değişiklik sonrası oluşan hukuksal durum nazara alınarak uygulanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.