Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda sanıklara zorunlu müdafi atanmaması ve savunma haklarının kısıtlanması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararını bozarak dosyayı ilk derece mahkemesine iade etti.
Özet: Hırsızlık suçundan yargılanan sanıkların istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi yapan üst mahkeme, ilgili kanun maddelerinde öngörülen suç için ceza alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması gerekirken, bu usulün ihlal edilmesinin savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını bozarak dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine iade etmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/12431 E.  ,  2025/18072 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2645 E., 2021/1637 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'ın temyiz isteminin, lehine olan yasa maddelerinin uygulanmadığına, suç nedeniyle pişman olup mağduriyeti gidermek istediğine; sanık ...'ın temyiz isteminin, zararı gidermeye ilişkin talebinin mahkemece dikkate alınmadığına, eksik inceleme sonucu karar verildiğine ve değer azlığı hükümlerinin dikkate alınması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a, 142/5 ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h. maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca gereği için "Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine" gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.