Malik hanesi açık bırakılan taşınmazın zilyetlik ve miras yoluyla tescili talepli davada, mahkemeler arası görev uyuşmazlığı ve Yargıtay bozması sonrası yargılamanın temyiz incelemesi.
Özet: Malik hanesi açık bırakılan ve geçmiş tapu kayıtları belirsiz olan taşınmazın tapu iptali ve tescili davasında, görevli mahkeme tartışmalarının ardından Kadastro Mahkemesi, tarafsız tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile harici satış senedine dayanarak davacının fasılasız zilyetlik iddiasını kabul etmiş, birleşen dosya davacılarının belirsiz kayıtlara dayanan talebini ise reddederek asıl dosyadaki tescil talebini onaylamıştır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/69 E., 2023/61 K.Taraflar arasında görülen malik hanesi açık bırakılan taşınmazda tapu kaydının iptali ile tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl dosyada davanın kabulüne, birleşen dosyada davanın reddine karar verilmiş olup hükmün birleşen dosyada davacı ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Kadastro sırasında, Kocaeli ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1702 parsel sayılı 2.105,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle ... oğlu ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş, ... ve ...'in komisyona yaptığı itiraz üzerine 23.12.1965 tarihli komisyon kararı ile ...'e satış yapan vereselerin ölü bulunması ve varislerin de hazır bulunmamaları nedeniyle işin hakiki mahiyetinin anlaşılması için dosya Tapulama Mahkemesine tevdi edilmiş ve .... Tapulama Mahkemesinin 28.04.1969 tarihli ve 1966/6 Esas, 1968/45 Karar sayılı kararıyla tutanak mercine iade edilmiştir. Neticeten 20.03.1970 tarihli komisyon kararı ile ... ve ...'in itirazlarının reddine karar verilmiştir. Gebze Tapulama Mahkemesinin 1973/25 Esas ve 1973/9 Karar sayılı ilamı dosyasında davacı ... harici satın alma iddiasına, davacı ... hisse miktarına dayanarak davalı ... oğlu ... ve müşterekleri aleyhine dava açmış ve İlk Derece Mahkemesince tespit tarihinden sonraki hakka dayalı itirazla ilgili davalarda görevli olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, karar temyiz edilmeksizin 25.10.1985 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu 1702 parsel sayılı taşınmazın 28.06.1995 tarihinde yapılan şuyulandırma neticesinde ... no.lu parselin 429 m²lik kısmının 1 66... parsele, 704 m²lik kısmının 1 66... parsele, 416 m²lik kısmının ise 1 66... parsele revizyon görmüş, 1702 parselde 317 m²lik kısmı kalmış olup şuyulandırma gören parseller öncelikle tescilsiz ve davalı olarak gözükmekte ise de yargılama sırasında tapuda tespit malikleri adına tescil edildiği ve İlk Derece Mahkemesince davalı olduğu şerhinin verildiği anlaşılmıştır.Asıl dosyada davacı ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçesinde; zilyetliğe dayanarak halen malik hanesi boş bulunan 1702 parsel (şuyulandırma sonucu 19... ve 20 parseller) sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.Birleşen dosyada davacı ... ve arkadaşları vekili Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde; tapu kaydına dayanarak 1702 parsel sayılı taşınmazın murisleri ... adına tescilini talep etmiştir.Asıl dosyada Körfez Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.2010 tarihli ve 2009/118 Esas, 2010/746 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili, davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce; Kadastro (Tapulama) tutanağı düzenlenmiş, ancak kadastrosu tamamlanmamış taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklara bakmak Kadastro Mahkemesinin görevine gireceği, kadastro tutanağı düzenlenmekle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26/son maddesi hükmüne göre, görev Kadastro Mahkemesine geçeceği, 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 1. fıkrası ile de, kadastro tutanağı kesinleşmemiş taşınmazlara ilişkin davaların Kadastro Mahkemesinde görüleceğinin hükme bağlandığı, İlk Derece Mahkemesince anılan hükümler göz önünde tutulmak suretiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası yönünden inceleme yapılmasının doğru olmadığı gereğine değinilerek bozulmuştur. Bozma üzerine Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiştir.Birleşen dosyada Körfez Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/410 Esas ve 2013/65 Karar sayılı ilamıyla görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "eski 1702 parselin tespite esas dayanak tapu kayıtları ile birleşen dosya davacıların dayandığı kayıtların belirsiz ve genişletilmeye elverişli sınırları ihtiva etmelerinden dolayı uygulanma kabiliyetlerinin olmadığı, tarafsız tanık anlatımlarından dava konusu yerin fasılasız ve nizasız ... ve oğlu davacı ...'a ait olduğu ve aksine beyanı olan birleşen dosya davacıları tanığının beyanları karşısında tarafsız tanık konumundaki mahalli bilirkişi beyanlarının çelişkisiz ve örtüşen beyanlarına üstünlük tanınması gerektiği, dava konusu yerin davacının murisi ...'a ait olduğu, Körfez Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/118 Esas sayılı dosyasının 07.05.2010 tarihinde yapılan keşfinde tanık olarak dinlenilen birleşen dosya davacılarından ...'in beyanlarının da mahalli bilirkişilerin ... yerinin dava konusu yerin batısında kalan ve ...'a satılan 1 66... parsel olduğuna dair beyanları ile birebir örtüştüğü, 07.05.1964 tarihli harici satış senedinin tüm sınırları itibarıyla aynen dava konusu yere uyduğu, bir an için Tapulama Mahkemesi dosyası içerisinde bulunan Yargıtay ilamında değinildiği üzere satış senedinin tespit tarihinden sonra olmasından dolayı genel Mahkemenin görevli olacağı düşünülse de davacı ...'ın satış senedi ile birlikte zilyetliğe ve mirastan gelen hakka da dayandığı, ayrıca eldeki davanın 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi gereğince malik hanesi boş bırakılan taşınmazın tesciline ilişkin olduğu dolayısıyla davanın res'en araştırmaya tabi bir dava olduğu ve boş bırakılan sicilin Kadastro Hakimince doldurulması gerektiği, toplanan delillerden de davacı ... ve murisinin zilyetliklerinin nizasız ve fasılasız olduğu yine dosya içerisindeki noter satış vaadi sözleşmesine göre de ...'ın taşınmazı oğlu...'ya devrettiği, taşınmazın hali hazırda ve evveliyatı itibarıyla orman toprağı vasfında olmadığı ve zilyetlikle elde edilebilecek yerlerden olduğu" gerekçesiyle asıl dosyada davacı ...'ın davasının kabulüne, birleşen dosyada davacı ... ve arkadaşlarının davalarının reddine, dava konusu Kocaeli ili .... ilçesi .... Mahallesi/köyün de bulunan 1702 parsel ile aynı yer 1 66... , 5 ve 20 parsellerin tapudaki yüzölçüm ve vasıfları ile davacı ... oğlu ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm birleşen dosyada davacı ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşıldığından, davalılar ... vekili, ... vekili ve ... vekili, birleşen dosyada davacısı ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve dava konusu taşınmazın tamamı hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır. Aksi hal, hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur. Ayrıca; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26. maddesi 1. fıkrasında yer alan "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." düzenlemesi uyarınca hakim, tarafların talep sonucu ile bağlıdır, talepten fazlaya karar veremez. İlk Derece Mahkemesince, asıl dosyada davacı ...'ın talebinin; 1702 parselin şuyulandırılması sonucu oluşan 1 66... ve 20 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olduğu ve Dairemizin 25.09.2012 tarihli ve 2012/6241 Esas, 2012/7932 Karar sayılı ilamında da 1702 parselin şuyulandırılması sonucu oluşan 1 66... ve 20 parsel sayılı taşınmazların dava konusu olduğunun kabul edildiği sabittir. İlk Derece Mahkemesince bu husus üzerinde durulmadan, talep aşılarak 1 66... parsel sayılı taşınmazın da davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan; şuyulandırma dışında bırakılan 1702 parsel sayılı 317,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda 33 06... parsel numarasıyla 339,40 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiş olması karşısında hüküm yerinde yeni ada, parsel numarası ve yüzölçümünün gösterilmesi gerekirken 1702 parsel numarasının gösterilmesi de doğru değildir.Ne var ki; bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;Davalılar ... vekili, ... vekili ve ... vekili, birleşen dosyada davacı ... ve arkadaşları vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,Davalılar ... vekili, ... vekili ve ... vekili, birleşen dosyada davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (2) no.lu bendinde yer alan "1702 parsel" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "33 06... parselin 339,40 m² yüzölçümü ve tapuda gösterilen vasfı ile" ibaresinin yazılmasına ve aynı bentte yer alan (5) ibaresinin hüküm yerinden çıkarılmasına ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.