Yargıtay 9. Ceza Dairesi, sanık müdafiinin çelişkili iddialar ve delil yetersizliği itirazlarına rağmen, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünü oybirliğiyle onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, ilk derece mahkemesinin sanık hakkında verdiği sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararını, sanık müdafiinin mağdurun beyanlarının çelişkili olduğu, eylemin fiziksel olarak mümkün olmadığı ve şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı yönündeki itirazlarını değerlendirdikten sonra, yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, toplanan tüm delillerle eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve suç vasfının doğru belirlendiği gerekçesiyle oy birliğiyle onamıştır.
9. Ceza Dairesi         2025/7448 E.  ,  2025/9531 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/630 E., 2025/191 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, ... 6.Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle mağdurenin yan bir kanıtla dahi doğrulanmayan aşamalardaki çelişkili iddia ve anlatımları dışında sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, suç yeri ve zamanının atılı suçlama için uygun olmadığına, sanığın cinsel amaçlı bir eylem sergilemesinin olağan olmadığına, sanığın sıkışması üzerine küçük tuvaletini aracın arka tarafına yaparken bir şekilde gördüğü sahneyi iddia ettiği gibi kendisine karşı sarkıntılık yaptığı yönünde yanlış değerlendirmeye dayalı olarak algılamış olabileceğinin kuvvetle muhtemel olduğuna, bu noktada doğan kuşkunun sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğine, aracın fiziki özelliklerine göre eylemin anlatılan şekilde gerçekleştirilmesinin fiziken mümkün olmadığına, sanığın bildirimine göre daha önce sanığın mağdureyi azarladığı dikkate alındığında mağdurenin bu nedenle sanık hakkında atılı suçlamayı yapmış olabileceğinin de kuvvetle muhtemel olduğuna, sanığın mağdureyi isteği üzerine annesinin onayını aldıktan sonra eve bıraktığı göz önünde bulundurulduğunda atılı suçun işlendiğinin kabulünün açık çelişki olduğuna, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 6.Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.12.2025 tarihinde karar verildi.