Yargıtay 2. Ceza Dairesi, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan yapılan temyiz başvurusunu yasal şartları taşımadığından reddederken, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının hukuka uygun olduğuna hükmederek temyiz itirazlarını esastan reddetmiştir.
Özet: Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükme ilişkin temyiz istemi, Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili maddesi uyarınca temyiz edilemezlik nedeniyle reddedilmiş; hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin şüpheden sanık yararlanır ilkesi, etkin pişmanlık, değer azlığı ve eksik inceleme gibi iddialara dayalı temyiz başvurusu ise esastan incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kararında herhangi bir hukuka aykırılık ve isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılarak sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine ve bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/25411 E.  ,  2025/22309 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/351 E., 2023/2917 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret
25.03.2022 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında ''24.03.2022'' şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
1-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; şüpheden sanık yararlanır ilkesinin tatbik edilmesi gerektiğine, etkin pişmanlık ve değer azlığı hükümlerinin uygulanması gerektiğine, müvekkili hakkında eksik inceleme ve araştırmayla verilen cezanın yerinde olmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Aydın 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.