Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı mahkumiyet kararını hukuka uygun bularak tüm temyiz başvurularını reddederek onadı.
Özet: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan ilk derece mahkemesince şikayet yokluğu gerekçesiyle verilen düşme kararının, bölge adliye mahkemesince kaldırılarak sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi üzerine, sanık müdafiinin beraat ve katılan vekilinin üst sınırdan ceza istemiyle yaptığı temyiz başvurularını inceleyen Yargıtay, yargılama sürecinde ve kararda usul veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirerek bölge adliye mahkemesinin mahkumiyet kararını oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/3493 E., 2019/1077 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine,Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle sanığın beraatine karar verilmesine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle sanığın üst sınırdan takdiri indirim hükümleri uygulanmadan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.