Yargıtay 2. Ceza Dairesinin hırsızlık suçundan verilen istinaf ret kararının temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin delil değerlendirme eksikliği iddialarını reddederek hükmü onaması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf mahkemesince onanmasının ardından, sanık müdafiinin yetersiz deliller, tanık beyanlarının hatalı değerlendirilmesi ve başka delil araştırılmaması gibi hukuka aykırılık iddialarına dayanan temyiz başvurusu, yapılan incelemede yerinde görülmeyerek esastan reddedilmiş ve istinaf mahkemesinin kararı onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/14707 E.  ,  2025/18048 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/895 E., 2022/643 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin istinaf mahkemesinin, hayvanların sanık ... tarafından tanık N.A.''ya verildiğini destekler tanık beyanlarının bulunduğundan söz ettiğine, oysa istinaf dilekçelerinde belirttikleri üzere dosyada bu doğrultuda başkaca tanık beyanı bulunmadığı gibi olayın gerçekleştiği iddia edilen bölgede bulunan diğer tanıklar E.T. ve O.A.'nın sanık hakkında herhangi bir teşhis beyanında bulunmadıklarına, olayla ilgili sanığı ilişkilendirmediklerine, gerekçeleriyle birlikte iki sayfalık istinaf dilekçelerinin, istinaf mahkemesi tarafından soyut ve matbu metinlerle değerlendirmeye alınmadığına, dosyada başkaca delillerin elde edilmesi mümkün iken yerel mahkemece ve istinaf mahkemesince bu husus değerlendirmeye alınmadan tek kişinin beyanı ve müştekinin ikinci el bilgileri ile hüküm kurulduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.