Kadastro tespitine itiraz davasında, çeşitli parsellerin miras ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilmesine ilişkin uyuşmazlıkların kısmen kabul kısmen reddedilmesi.
Özet: Davacı tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasında, ilk derece mahkemesi, bazı parsellerde tespit maliklerinin 20 yılı aşkın süredir kesintisiz ve nizasız kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülkiyet edindiklerini ve Hazinenin iddialarının mesnetsiz olduğunu belirterek bu parsellerdeki kadastro tespitinin korunmasına karar verirken; diğer parsellerde ise davacının veya mirasçılarının fiili zilyetliklerini tespit ederek kadastro kayıtlarının düzeltilmesi suretiyle davanın kısmen kabulüne hükmetmiş, bu karar davacı vekilinin istinaf başvurusuna rağmen bölge adliye mahkemesince onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2023/4592 E.  ,  2025/6998 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/1036 E., 2023/327 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/7 E., 2019/47 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 66... parsel sayılı taşınmaz ... oğlu ... adına, 2 66... parsel sayılı taşınmaz ... oğlu ... adına, 2 66... parsel sayılı taşınmaz ... oğlu ... adına, 1 44... parsel sayılı taşınmaz ... adına, 1 44... parsel sayılı taşınmaz ... adına, 1 44... parsel sayılı taşınmaz ... adına, 2 19... parsel sayılı taşınmaz ... adına, 2 19... parsel sayılı taşınmaz ... oğlu ... adına, 2 62... parsel sayılı taşınmaz ... oğlu ... adına, 2 18... parsel sayılı taşınmaz ... oğlu ... adına, 2 18... parsel sayılı taşınmaz ... oğlu ... adına, 2 18... parsel sayılı taşınmaz ... adına ve 2 18... parsel sayılı taşınmaz ise ... oğlu ... adına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; ... ili Merkez ... köyünde kain 1 44... , 7, 8, 2 18... , 23, 26, 27, 2 62... , 2 66... , 5, 6, 2 19... ve 17 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının babasından diğer bir kısmının ise annelerinden intikal ettiğini ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptalini talep talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... asli müdahil Hazinenin dava tevcih ettiği 2 62... parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Zira dava konusu taşınmaz üzerinde orman, ziraat bilirkişileri vasıtasıyla usulüne uygun yapılan öncelikle orman araştırması, sonra Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan diğer yerlerden olup olmadığına ilişkin yapılan araştırma neticesinde dava konusu taşınmazın genel itibarıyla Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı, geçmişten beri ziraat alanı olarak kullanıldığı, taşınmaza üretim teknik ve girdilerinin uzun zamandan beri uygulanması neticesi kültür tabakasının oluşmuş olduğu anlaşılmış, dolayısıyla asli müdahil Hazinesinin bu parsele ilişkin iddia ve davasının sübut bulmadığının mahkememizce kanaat getirilerek bu parsel yönünden Hazinesinin davasının reddine karar verilmiştir.
Yine davacının davasının 2 18... parsel, 1 44... , 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Zira 1 44... , 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak kadastro tespitinin Eylül 2008 yılında yapıldığı değerlendirildiğinde 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi anlaşımında tapuda kaydı olmayan bu taşınmazlar açısından zilyetlik araştırması yapılması gerektiği kanaatine varılmış, bu yönde keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ile tespit maliklerinin dava konusu taşınmazı kadastro tespit tarihi esas alınarak bu tarihten önce 20 yıl ve daha fazla süreyle taşınmazı iktisap ettikleri, taşınmazın irsen intikal ve temlik edilmek suretiyle tespit maliklerinin zilyetliğine geçtiği, tespit maliklerinin zilyetliğinin fasılasız ve nizasız olduğu sübut bulmuştur. Ayrıca 2 18... parsel açısından ise dava konusu taşınmazın ... tarafından gelini olan tespit maliki ...'ya ölünceye kadar bakım karşılığında temlik edildiği de mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişileri ile tanık beyanları ile ... mirasçılarının kabulü ile sübut bulduğundan, bu parsel yönünden de davacının açtığı davanın reddine ve kadastro tespiti gibi tescillerine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dava konusu 2 19... ve 17 - 2 18... , 23... - 2 62... - 2 66... , 5 ve 6 parseller yönünden ise; davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Şöyle ki; Mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanık beyanlarında, dava konusu 2 18... , 23, 27 parseller yönünden bu parsellerden 22 parseli davacı ...'un zilyet ettiği, ...'ye bu taşınmazın babası ...'dan miras kaldığını, ...'un ... mirasçısı olduğu, 23 parseli ... oğlu ...'un ve ... oğlu ...'un zilyet ettiği ve bu taşınmazın da ırsen intikal ettiği, 27 parsel sayılı taşınmazın ...'a ait olduğu sübut bulduğundan yine tespit tarihi itibarıyla 20 yıllık kazandırıcı zaman aşımı süresi boyunca fasılasız ve nizasız olarak taşınmaza zilyet eden hali hazır zilyetleri adına taşınmazın tespit ve tesciline karar verilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Bu anlamda dava konusu 2 18... ve 27 parsel sayılı taşınmazların davacıya annesi ...'dan ırsen intikal ettiği, 23 parselin ise ... oğlu ... ve diğerlerine, ... oğlu ...'dan ırsen intikal ettiği, bu taşınmazların ... lakaplı ... mülkü oldukları, bu şekilde mirasçılar arasında yapılan paylaşımın evveliyatından beri tüm taraflarca kabul edile geldiği ve kadastro tespiti yapılana dek herhangi bir nizanın olmadığı da mahkememizin takdiri ve kabulündedir.
Dava konusu 2 19... parsel sayılı taşınmazın davacının dedesi ...'un annesi ...'den mirasçıları olan tespit maliklerine intikal ettiği, bu taşınmazın ...'e ise kendi ailesinden intikal ettiği, bu taşınmaza halen ... mirasçılarının zilyet ettikleri, yapılan keşif ve dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ile sübut bulmakla, davacının bu taşınmaz üzerinde yasal bir hakkının bulunmadığı, yine 17 parsel sayılı taşınmazın da ... tarafından kullanıldığını, davacı ...'un burada herhangi bir hakkının olmadığı, ismi geçen tarafların 20 yılı aşkın bir zamandır fasılasız ve nizasız şekilde taşınmazı zilyet ettikleri anlaşıldığından 2 19... parseli ..., 15 parseli de ... mirasçıları adına tespit ve tescillerine karar verilmesi gerektiği kanaatine mahkememizce ulaşılmıştır.
Dava konusu 2 62... parsel sayılı taşınmazın ... lakaplı ... mirası olduğu, ...'un ölümü sonrasında çocuklarına intikal ettiği ve akabinde (ölü) ... ve sonrasında çocukları tarafından taşınmazın kullanıldığı sabit olmakla mahkememizce bu hususta dava konusu taşınmazın ... mirasçıları adına tapuya tespit ve tesciline karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Dava konusu 2 66... parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları ölü ...'a ait olduğu ve sonrasında çocukları tarafından kullanıldığı, kullanım süresinin 30 yılı aşkın bir süreyi bulduğu, 5 parsel sayılı taşınmazın ise ... lakaplı ... mirasçıları ...'a ait olduğu, 6 parsel sayılı taşınmazın ise ... tarafından 20 yılı aşkın bir süre önce satın alınarak işlendiği mahkemEmizce yapılan araştırmada sabit olduğundan 4 parselin ... mirasçıları, 5 parselin ... mirasçıları, 6 parselin ise ... adına tespit ve tesciline karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm Türm Milleti adına tesis edilmiştir." denilerek davanın kısmen kabulüne, asli müdahil Hazinenin dava konusu 2 62... parsel sayılı taşınmaz yönünden davasının reddine, dava konusu 2 18... , 1 44... , 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline, 2 19... , 17, 2 18... , 23, 27, 2 62... , 2 66... , 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaliyle hüküm yerinde gösterilen kişiler adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.