Yargıtay 11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararını onarken, resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermiştir.
Özet: Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verdiği beraat kararını, yapılan yargılama sonucunda suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve toplanan delillerin bunu desteklediği gerekçesiyle oy birliğiyle onamıştır; ancak resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmünü temyiz incelemesine tabi tutarak, kanundaki cezanın türü ve üst sınırı göz önüne alındığında olağan dava zamanaşımının son kesen işlem tarihinden itibaren dolduğunu tespit etmiş ve bu sebeple yerel mahkeme kararını bozarak, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın doğrudan kamu davasının düşmesine oy birliğiyle hükmetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/28355 E.  ,  2025/14898 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/283 E., 2015/364 K.
SUÇLAR : Resmi Belgede Sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İncelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2- Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İncelemesinde;
Sanığa yüklenen " resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan 13.11.2015 sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.