Yargılamanın yenilenmesi talebinde, uygulama kadastrosu ve orman davası kararlarındaki çelişkiler ile tapulama tutanağı sahteliği iddialarının reddi temyiz incelemesi.
Özet: Davacı vekili tarafından, kadastro uygulamalarında yapılan hatalar, taşınmazların orman niteliğine aykırı değerlendirilmesi, önceki mahkeme kararlarıyla çelişki ve sahte tapulama tutanağı iddialarıyla yargılamanın yenilenmesi talep edilmiş; ancak ilk derece mahkemesi, tesis kadastrosunun kesinleştiği, sadece sahtelik iddiasının yeterli olmadığı ve bilirkişi raporlarıyla işlemde bir hata bulunmadığı gerekçeleriyle bu talebi reddetmiş, istinaf mahkemesi de ilk derece mahkemesinin kararını esastan onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2023/6319 E.  ,  2025/7076 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/655 E., 2023/1221 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/17 E., 2022/17 K.
Taraflar arasında görülen yargılamanın yenilenmesi davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili yargılamanın yenilenmesi talepli dava dilekçesinde özetle; maliki olduğu ... ili .... ilçesi ..... Mahallesi kök 526 parselden ifraz edilen eski 51 30... ada 3 parsel sayılı taşınmazda uygulama kadastrosu yapıldığını, yine aynı parselden ifraz edilen eski 51 12... ada 9 parsel sayılı taşınmazda uygulama kadastrosu yapılmadığını, eski 5130 parselle ilgili yapılan uygulama kadastrosuna Yalova Kadastro Mahkemesinin 2014/10 Esas sayılı dosyasında itiraz edildiğini, eski 5112 parsel yönünden 2014/22 Esas sayılı dosyasında itiraz edildiğini, Mahkemenin 2014/22 Esas sayılı dosyada taşınmazda uygulama kadastrosu yapılmaması nedeniyle davayı reddettiğini, kararın istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleştiğini, buna rağmen 2014/10 Esas sayılı dosyada uygulama kadastrosu kapsamında bulunmayan yeni 1 38... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda uygulama yapılmış gibi incelemeye tabi tutulduğunu, kök 526 parselin 1834 m² olduğu hususu teyit edilerek uygulama kadastrosunun doğrulandığını, Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/77 Esas sayılı dosyasında kök 157 parsel ile ilgili orman davası görüldüğünü, davalılara ait kök 157 parselden ifraz eski 5013 (kısmen) 5014, 5015, 5016, 5017, 5018, 5019, 5020, 50 21... parsel sayılı taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği halde özel mülkiyete tabi taşınmazlar gibi kabul edilerek yenileme işleminin doğru olduğu yönünde rapor verildiğinin, bu durumun kasten gerçeğe aykırı rapor tanzimi eylemine vücut verdiğini, 9 taşınmazın yüzölçüm hesabına dahil edilmesinin 2007/77 Esas sayılı dosyadan verilen kararı çelişkili hale getirdiğini, toprak tevzii paftasının tapulama paftası olarak esas alındığı ve yenilemede de bu şekilde denetleme yapıldığını, oysaki 2007/77 Esas sayılı dosyada orman kadastro tespitine itiraz davasında verilen kararın gerekçesinin orman toprağının tevzii edilemeyeceği hususu olduğunu, esas alınan toprak tevzii paftasının kısmen 2007/77 Esas sayılı dosyası ile orman sahası içinde bırakıldığından 2014/10 Esas sayılı dosyada verilen kararın 2007/77 Esas sayılı dosyada verilen kararı çelişkili hale getirdiğini, kök 157 parsel sayılı taşınmaza ait tapulama tutanağının sahte olduğunu, 157 parsel sayılı taşınmazın 3 96... ve 5 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığını ileri sürerek, yeniden yargılama talebinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...uygulama kadastrosu, tesis kadastrosunu esas aldığından yapılan çalışmada bir hata bulunmadığı bilirkişi raporu ile teyit edilerek davacının davasının reddedildiği, uygulama kadastrosu taşınmazın geometrik kimliğinin günün ulaştığı teknolojik seviyeye göre eski paftaların uygulanamaz olması sebebiyle koordinat sistemine göre kesinleştirilmesi için yapıldığı, davacının iddiasının 157 parselden ifraz edilen eski 5012-5013 parsel sayılı taşınmazların, 526 parsele ait olduğu, uygulama kadastrosuna itiraz davasında tesis kadastrosunda taşınmazların kesinleşen geometrik ve hukuki kimliğine itirazların dinlenemeyeceği, 157 parselin sınırlarının 1957 tarihli tesis kadastrosu ile kesinleştiği, 155 parsel sayılı taşınmaz maliki 157 parsel sayılı taşınmaz aleyhine tespite itiraz davası açtığı, 155 parselin batı sınırları değişmemek üzere güneye doğru kısmen 157 parsel aleyhine genişlemiş olduğu, bu durumun 526 parsel sayılı taşınmazla ilgisinin olmadığı, 526 parsel sayılı taşınmaz yönünden tesis kadastrosuna itiraz bulunmadığından 157 parsel ile olan sınırlarının da kesinleştiği, tesis pafta haritası ile tapulama tutanaklarının uyumlu oyduğu, salt sahtelik iddiasının yeniden yargılama için yeterli olmadığı, 157 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanak sınırlarının tesis pafta haritasınca da doğrulandığı, Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/77 Esas sayılı dosyasında 157 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilen taşınmazlardan eski 5013 parsel kısmen eski 5014, 5015, 5016, 5017, 5018, 5019, 5020, 50 21... parsel sayılı taşınmazlar yönünden tamamen tapu kayıtları iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmiş olduğu, daha sonra yapılan uygulama kadastrosu ve yapılan çalışmaya itiraz ve sınırların tespiti açısından bilirkişinin uygulama paftasını denetlerken bir bütün halinde kök parsellerin yer aldığı tesis paftasının esas almasında, uygulama dışı bırakılan kök 526 parselden ifraz edilen 3 96... parseli de raporunda göstermesinde usule aykırılık bulunmadığı, ilan süresi içerisinde uygulama kadastrosuna itiraz edilmesi halinde kadastro mahkemesinin görevli olduğu ve mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmediği iddiasının yersiz olduğu..." gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375. maddesinde yargılamanın yenilenmesine ilişkin düzenlemenin bulunduğu, yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin hiçbirinin oluşmadığı, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve işbu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.