5. Hukuk Dairesi tarafından, Anayasa Mahkemesinin kamulaştırma bedelinin tespiti davalarına ilişkin iptal kararı sonrası miktardan kesinlik nedeniyle temyiz reddi kararının kaldırılması ve kamulaştırma davasının esastan incelenmesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tesciline ilişkin bir davada, istinaf mahkemesinin dava miktarını gerekçe göstererek temyiz istemini reddetmesi üzerine Yargıtay, Anayasa Mahkemesinin kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davaların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesi kapsamında anayasaya aykırı olduğuna dair iptal kararını esas almıştır. Yargıtay, bu tür davaların miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin mümkün olduğunu vurgulayarak, bölge adliye mahkemesinin temyiz istemini reddeden ek kararını kaldırarak davanın esasının incelenmesi gerektiğine hükmetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/3653 E.  ,  2025/15436 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1374 Esas, 2024/2307 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kelkit Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/57 Esas, 2024/235 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince kararın kesin olduğu gerekçesiyle 04.02.2025 tarihli ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davalı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin“kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.02.2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Gümüşhane ili, ... ilçesi, ... 2 69... ve 5 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz uygulanmasına, hükmedildiğini, kamulaştırma bedel faizine ilişkin verilen bu hükmün herhangi bir yasal dayanağı bulunmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini, Kıymet Takdir Komisyonu’nun belirlediği ve davalılara teklif ettiği irtifak hakkı ve mülkiyet hakkı kamulaştırma bedeli yeterli olup, bu bedelin artırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığını, davacı idare yararına vekâlet ücretine hükmedilmediğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen karar usul ve kanuna aykırı olduğunu, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporunda, kamulaştırmadan artan kalan kısımların kullanımlarının mümkün olmadığı tespit edilmesine rağmen mahkemece bu durumun değerlendirilmediğini, kaldırma kararından sonra ortaya çıkan yeni durum dikkate alınmaksızın usulü kazanılmış hak gerekçesiyle kamulaştırma bedelinin çok düşük tespit edildiğini, kaldırma kararı öncesinde dava konusu taşınmazlar tarla olarak nitelendirilerek bedel tespiti yapıldığı, kaldırma sonrasında dosya arasına giren ... Belediye Başkanlığının müzekkere cevabı ile taşınmazları imar planı içerisinde kaldığının tespit edildiği, taşınmazların niteliği ve değerinin tamamen değiştiğini, ortaya çıkan yeni durum dikkate alınmaksızın usulü kazanılmış hak gerekçesiyle kamulaştırma bedeli çok düşük tespit edildiğini, emsal olarak sunulan 3 14... parsel sayılı taşınmazın dava konusu taşınmazla arasında yaklaşık 2,5 km mesafede olduğu, emsal taşınmazın metrekare değeri 235,71 TL iken dava konusu taşınmazın metrekare değerinin 43 TL olarak tespit edildiğini,iş bu tespit gerçeği yansıtmadığı, eksik ve denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı olduğunu, dosyaya sunulan emsal satışların değerlendirilmemesinin ve bu durumun gerekçelendirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrasında verilen ikinci kararda kamulaştırma bedelinin 244.063,60 TL olarak tespitine karar verildiği bu kararın davacı idare tarafından istinaf edildiği, dava konusu taşınmazların dosya içerisinde bulunan ve davalı vekilince Dairelerinin ikinci kaldırma kararından sonra dosyaya sunulan, ... Belediye Başkanlığının yazısı ile yine dosyada bulunan ... Belediye Meclisinin 03.12.2015 tarihli kararında davacı idarenin kamulaştırma amacı olan "trafo merkezi" niteliği ile bu alanda kalan taşınmazların ilgili bölümlerinin "teknik alt yapı alanı" olarak imar gördüğü, dava konusu taşınmazların eldeki kamulaştırma işlemi nedeniyle davacı kurumun kamulaştırma projesine uygun imar düzenlemesine konu edildiği anlaşıldığından, dava konusu taşınmazlara arsa niteliğine göre değil, taşınmazların olduğu gibi kullanılması halinde yetiştirilebilir ürünlere göre, tarım arazisi niteliği gözetilerek değer biçilmesi gerektiği, Dairelerinin 26.01.2021 tarihli ve 2018/3196- Esas- 2021/91 Karar sayılı kaldırma kararında, dava konusu taşınmazın arazi olarak kabulüyle zemin değerinin hesabının gelir metoduna göre yapılması yöntem itibarıyla doğru olduğu kabul edildiği hâlde, Dairelerinin kaldırma kararına aykırı olarak dava konusu taşınmazların kısmen gelir metoduna, kısmen ise emsal kıyaslamasına göre değer biçen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği; ayrıca dava konusu taşınmazların komşu parseli olan ve aynı proje kapsamında, aynı değerleme yılında kamulaştırılan aynı yer 2 68... parsel sayılı taşınmazın birim bedelinin sulu tarım arazisi niteliğine göre 20,57 TL/ m² olarak kabul edilmesinin davacı kurum istinafı karşısında Dairelerince 2021/1104 Esas - 2022/64 Karar sayılı kararı ile uygun bulunduğu, yine aynı yer 2 68... parsel sayılı taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğine göre belirlenen 20,57 TL/ m² birim bedelinin Dairelerinin 2018/21 28... /2172 Karar sayılı kararı ile davacı idare istinafı karşısında uygun bulunduğu, temyiz yolu açık olan iş bu kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği gözetildiğinde, dava konusu yerin arsa olamayacağı, aynı yerde bulunan taşınmazlar için daha düşük farklı birim bedellerinin taşınmaz malikleri yönünden mülkiyet hakkı ihlali oluşturacağı da gözetilerek, dava konusu taşınmazın sulu niteliği ile alınan münavebe ürünlerine göre bedel belirleyen 24.10.2017 tarihli bilirkişi raporunun, Dairelerinin denetiminden geçtiği belirtilen yukarıdaki dava dosyaları da gözetildiğinde, davacı kurumun sonuç birim bedel olarak temyiz etmemesi nedeniyle eldeki davada davalı için de uygulanması gerektiği anlaşıldığından, denetime elverişli olduğu kabul edilerek birim bedel 20,57 TL/ m² üzerinden hükme esas alındığı ve Dairenin son kaldırma kararında eldeki dosyada kamulaştırılan taşınmazların arta kalan alanlarındaki değer düşüklükleri de gözetilerek yeniden hesaplama yapılarak bedel hesaplandığı, tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi hususu da gözetilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 04.02.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.