Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerine ilişkin işçilik alacakları davasında bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Davacı ziraat mühendisinin 20 yıllık çalışması sonrası iş akdinin haksız feshedildiği iddiasıyla açtığı kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacakları davasında, ilk derece mahkemesi davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına hükmetmiş, davalı işverenin bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş, davalının temyiz başvurusu üzerine yüksek mahkeme, davacının istifa ettiği ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı yönündeki itirazlarını yerinde görmeyerek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/1300 E., 2025/1532 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Aydın 1. İş MahkemesiSAYISI: 2024/62 E., 2025/80 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 01.08.1996-30.09.2016 tarihleri arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi ile ziraat mühendisi olarak çalıştığını, en son 2.500,00 TL ücret aldığını ancak davalı tarafından asgari ücret üzerindeki miktarın davacıya elden verildiğini, davacının iş sözleşmesinin ihbarsız olarak feshedildiğini ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesini kendi rızası ile feshetmiş olmasına rağmen davacıya 24.470,52 TL ödeme yapıldığını, davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışması bulunmamakla beraber çalıştığında davacının bordrosuna yansıtılmak suretiyle eksiksiz ödendiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile davalı işverenlikteki çalışmasının 01.08.1996-30.09.2016 tarihleri arasında 20... ay 29 gün sürdüğü ve tazminata esas günlük brüt ücretinin 116,60 TL olduğu, iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiği davalı tarafından ispat edilemediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, diğer alacak taleplerinin ise ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının iş sözleşmesinin istifa suretiyle sona erdiğini ve kıdem tazminatına hak kazanmadığını,2. Davacının ihbar tazminatı alacak şekilde sona ermemesine rağmen salt davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarıyla ihbar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.