Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanının kaçak yapı iddiaları sebebiyle açtığı manevi tazminat davası, siyasetçi eleştirilerinin ifade özgürlüğü sınırları içinde olduğu gerekçesiyle reddedilerek temyize götürüldü.
Özet: Bir kamu görevlisinin, hakkında kaçak yapı iddiasıyla yapılan soruşturmanın takipsizlikle sonuçlanmasına rağmen, bir siyasetçinin sosyal medya, gazete ve televizyon üzerinden yaptığı kişilik haklarına saldırı niteliğindeki söz ve paylaşımlar nedeniyle açtığı manevi tazminat davası; hem ilk derece hem de istinaf mahkemeleri tarafından, siyasetçi ve kamu görevlilerinin eleştiriye açık olmaları ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2025/3902 E.  ,  2025/14565 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/14 60... /415 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/2 15... /119 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TC Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı olarak görev yaptığını, ... Grup Başkanvekili olan davalı tarafından 14.04.2020, 15.04.2020, 29.04.2020, 29.04.2020, 30.04.2020, 17.05.2020 tarihlerinde Twitter'dan yapılan paylaşımlar; ... Gazetesinin 16.04.2020 tarihli nüshasının 8. Sayfasında davalı tarafından yapılan açıklamalar, ... TV'de 29.04.2020 tarihinde Günün Raporu isimli programda sarf ettiği söz ve ifadeler nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, hukuka aykırı beyanların tümünün gerçek dışı olduğunu, müvekkili hakkında bu iddialar yönünden 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na Aykırılık suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğini, dava konusu arsa vasıflı taşınmazın ... Müdürlüğü ile yapılan sözleşme uyarınca kiralandığını, kurum tarafından yerinde yapılan incelemede kiralama sözleşmesine aykırı bir durumun olmadığının tespit edildiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 150.000,00 TL manevi tazminatın 14.04.2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu parselin yeşil alan statüsünde olduğunu, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na göre bu alanda yapılacak her türlü yapı yönünden izin alınması gerektiğini, davacının ... İmar Müdürlüğü'nden dava konusu yerde pergole ve şömine yapmak için izin almadığını, bu konuda ... İmar Müdürlüğü tarafından yerinde işlemler yapılarak yıkım işlemi yapıldığını, bu nedenle dava konusu beyanların gerçeğe uygun olduğunu, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Müdürlüğü tarafından tanzim edilen tespit tutanağı değerlendirildiğinde beyanlara konu koruma altında bulunan arsada yer alan şömine ve çardağın belediye tarafından kaldırıldığı, davacı hakkında 2960 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan soruşturma yürütüldüğü, dava konusu paylaşımlar ve açıklamaların yapıldığı tarihte henüz davacı hakkında verilen bir kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın bulunmadığı, bu yönüyle görünür gerçekliğin olduğu, savcılık dosyasında yürütülen ihbara konu olay ve işlemler ile ilgili bilgi ve düşüncesini sert bir uslupla eleştirmesinin de davalının siyasi konumundan ötürü doğal olduğu, özellikle siyasetçi ve kamu gücünü elinde bulunduran üst düzey Devlet görevlilerinin kişilik hakları ve şöhretleri söz konusu olduğunda, kişilik hakları ile ifade/eleştiri ve haber verme özgürlüğü arasındaki terazi dengesinde ifade özgürlüğünün ve düşünceyi aktarma hürriyetinin hukuken ağır basması gerektiği konusunda kuşku olmadığı, somut olayda ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu söz ve ifadelerin eleştiri niteliğinde olup hakaret niteliği taşımadığı; ifade özgürlüğünün, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olup, bu durumun demokratik toplumun gereği olması, dava konusu ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı boyutuna ulaşmadığı, manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafın kaçak yapı iddiasının iftira niteliğinde olduğunu, müvekkili hakkında bu iddia yönünden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın itiraz edilmeden kesinleştiğini, ... Müdürlüğü tarafından yerinde yapılan incelemelerde bir hukuka aykırılığın olmadığının tespit edildiğini, davalının söz ve ifadelerinin müvekkilini toplum önünde itibarsızlaştırmayı hedeflediğini; onur, şeref ve saygınlığının zarar gördüğünü, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, kabul kararı verilmesi gerekirken davanın reddine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından 14.04.2020, 15.04.2020, 29.04.2020, 29.04.2020, 30.04.2020, 17.05.2020 tarihlerinde Twitter'dan yapılan paylaşımlar; ... Gazetesi'nin 16.04.2020 tarihli nüshasının 8 inci sayfasında yapılan açıklamalar, ... TV'de 29.04.2020 tarihinde Günün Raporu isimli programda sarf ettiği söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davacı hakkında ceza soruşturmasına konu olan 13.04.2020 tarihli ... Belediye Başkanlığı ... İmar Müdürlüğü tarafından tutanak düzenlenmesinin akabinde dava dışı ... Gazetesi'nde 14.04.2020 tarihinde bu iddiaların haber yapıldığı, akabinde davalı siyasetçi tarafından haber tarihinden başlamak üzere bu haberler alıntı yapılarak paylaşımlar yapıldığının, gazete ve ... TV'de yayınlanan Günün Raporu isimli programda konu ile ilgili beyanlarda bulunulduğunun, bu tarihlerde davacı hakkında halen devam eden soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın henüz verilmemiş olduğunun; davalının siyasetçi davacının ise üst düzey devlet görevlisi olduğunun; seçmenlerini temsil eden, onların taleplerini, endişelerini ve düşüncelerini politik alana aktaran ve çıkarlarını savunan, seçilmiş kimseler için ifade özgürlüğünün özellikle değerli olduğunun, bu sebeple ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlama, eğer bir siyasetçinin ifade özgürlüğüne yönelik ise dava konusu istemlerin çok daha sıkı bir denetimden geçirilmesi gerektiğinin; siyaset adamlarının özellikle de birbirlerine karşı kullandıkları sözlerin açıkça polemik çıkarmaya, şiddetli tepkiler yaratmaya ve taraftarlarını konsolide etmeye yönelik siyaset üsluplarının bir parçası olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin, dava konusu söz ve beyanlar ile davalı tarafından ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının aşılmadığının, davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığının, ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.