11. Ceza Dairesi, güveni kötüye kullanma ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davalarını dava zamanaşımı nedeniyle düşürdü.
Özet: Sanık hakkında "güveni kötüye kullanma ve mala zarar verme" suçlarından verilen beraat kararının temyiz incelemesinde, sanığın sorgu tarihinden itibaren geçen süre zarfında ilgili suçlar için öngörülen olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği tespit edilmiş olup, bu nedenle ilk derece mahkemesinin beraat hükmü bozulmuş, ancak yeniden yargılama gerektirmeyen bu durumda, Yargıtay kendi yetkisini kullanarak, gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle sanık hakkındaki kamu davalarının düşmesine, Cumhuriyet savcısının bozma yönündeki tebliğname görüşüne aykırı olarak oy birliğiyle karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/23969 E.  ,  2025/14464 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/41 E., 2016/310 K.
SUÇLAR : Güveni kötüye kullanma, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Beraat (223/2-e)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
Sanığın üzerine atılı "mala zarar verme ve güveni kötüye kullanma" suçlarının Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımın, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 19.12.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. Maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.