Şeker pancarı ekiciliğinden kaynaklanan prim stopajları esas alınarak 1998-2002 dönemi tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine dair hukuki uyuşmazlık.
Özet: Davacının Ilgın Şeker Fabrikasına yaptığı pancar satışlarından kaynaklanan Bağ-Kur prim stopajlarına dayanarak 1998-2002 yılları arasındaki tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespitini talep ettiği davada, kurumun başvuruyu reddetmesi üzerine ilk derece mahkemesi davayı kabul edip belirtilen döneme ait sigortalılığı tespit ederek kurum işlemini iptal etmiş, davalı kurum ise kararı temyiz etmiştir; bu durumda uyuşmazlık, 2926 sayılı Kanunda hizmet tespiti davasına benzer bir düzenleme olmamasına rağmen, geçmişe dönük tarım Bağ-Kur sigortalılığının tevkifat bildirimleri aracılığıyla tespit edilip edilemeyeceği meselesi üzerinde odaklanmaktadır.

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/871 E., 2024/2510 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 4. İş MahkemesiSAYISI : 2023/185 E., 2024/19 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.05.2002 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında, 2006 yılında da 506 sayılı Kanun kapsamında tescilli olduğunu, 13.03.2007-15.01.2018 tarihleri arasında Ilgın ... Odası üyesi, 09.04.2001 tarihinden itibaren de ... Kooperatifinin ortağı olduğu, 1997 Ekim yılından başlamak üzere 1999 yılı Ekim ayı hariç 2001-2009 yılları arasında Ilgın ilçesinde ... Pancarı ekiciliği yaptığını, Ilgın ... Fabrikasına yaptığı satıştan dolayı 30.04.2005 tarihinden 30.04.2010 tarihine Bağ-Kur prim stopajları yapıldığını, buna İlişkin Ilgın ... Fabrikasının 11.01.2023 tarih ve ,,, sayılı Tevkifat Bildirim Listesinin Kuruma sunulduğunu, Kurum tarafından davacının tescil başvurusunun işleme alındığı 2001 Ekim yılına ait 30.04.2002 tarihinde yapılan 12.777.610,00 TL tutarlı stopaja istinaden 01.05.2002 tarihinden itibaren sigortalı sayıldığını ve 01.05.2002 tarihinden itibaren 59 gün hizmet verildiğini, 30.06.2002 tarihinde (63) terk koduyla hizmetinin durdurulduğunu ancak 1998-2000 Ekim tarihleri arasıyla, 2004-2009 tarihleri arasındaki 5 yıla ait stopaja hizmet verilmediğini, bunun üzerine davalı Kuruma yeniden başvurulduğunu ve Kurumun talebi reddettiğini belirterek Kuruma yapılan başvurunun reddine ilişkin Kurum işleminin iptaline, müvekkilinin 30.04.1998-30.04.2002 tarihleri arasına hizmet verilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın reddini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davacının 01.05.1998-30.04.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur'lu olduğunun tespitine,Davalı kurumun aksine tesis edilen 14.06.2023 tarih E-75057178 sayılı işleminin iptaline", karar verilmiştir.IV.İSTİNAF,Davalı Kurum vekili temyiz dilekçelerinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir.C. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, tevkifata dayalı olarak 30.04.1998-30.04.2002 arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkindir.2926 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 3. maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun'un 9. maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir. Anılan Kanun'un 10. maddesine göre ise kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin Türkiye ... Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'da, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79. ve 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır. Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin , ,,,... no.lu tebliğine göre ürün bedellerinden %1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.'nın 526. maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.20 17... /10-1283 E. 2017/242 K. sayılı kararına göre de tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmemesi Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel değildir. Dosya kapsamında; Dairemizin 2025/953 Esas-2025/6747 Karar sayılı geri çevirme kararı sonrasında Kurumun cevabi yazısında; 1997-19 98... yıllarına ait Ilgın ... Fabrikasına vermiş olduğu tarımsal kesinti ürün kesinti tutarlarının davacının talebi üzerine Kurum tarafından 2001/9. ayında davacıya iade edildiği, iade sonrasında ilk tevkifatın 30.04.2002 tarihinde olması karşısında davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde karar verildi