Hizmet tespiti davasında, iş merkezindeki sigortasız çalışma iddiasının ispatı için eksik inceleme nedeniyle ilk derece kararının bozulması.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, davacının davalılara ait bir iş merkezinde 1994-2009 yılları arasında kesintisiz ve sigortasız çalıştığı iddiasıyla açtığı hizmet tespiti davasına ilişkindir; davacı, sigorta kayıtlarının eksik olduğunu ve primlerinin ödenmediğini ileri sürerken, davalılar işçi-işveren ilişkisini ve iddia edilen çalışma süresini reddetmişlerdir; ilk derece mahkemesi davacının talebini kısmen kabul etse de, yüksek mahkeme kararı bozarak, iş merkezinin faaliyet başlangıç tarihi, tarafsız tanık ifadeleri ve kurum müfettiş incelemeleri gibi eksik hususların araştırılması için dosyayı tekrar ilk derece mahkemesine göndermiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/5764 E.  ,  2025/16003 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2019/1341 E., 2024/430 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı tapu sahiplerine ait ... İş Merkezinde 01.04.1994 tarihinde çalışmaya başladığını ve bu çalışmasının kesintisiz hizmet sözleşmesinin haksız feshedildiği 13.11.2009 tarihine kadar devam ettiğini, davacıya ait sigortalı hizmet cetvelinde çalışmaları eksik gösterildiği gibi başka başka yerlerden sigortalı gibi gösterildiğini, davalılar yanında aralıksız çalışmış olan müvekkilinin sigorta kapsamına geç alındığı gibi kesintisiz süren çalışmalarının da Kuruma eksik bildirildiğini ve primlerinin ödenmediğini, müvekkilinin iş akdinin feshedildiği tarihte net maaşının 1.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin çalıştığı iş yerinin iş hanı olduğunu, davacının davalılar yanında işe girişinin 01.04.1994 olduğunun ve davalılar yanında geçen sigortasız hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Zeynep Ceylan vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin bu davada husumetinin olmadığını, Zeynep Ceylan adlı müvekkilinin dava dilekçesinde ... İş Merkezi olarak beyan edilen taşınmazın tapuda %50 hisse oranında maliki olduğunu, ancak davacı ile müvekkili arasında hiç bir şekilde işveren-İşçi, yönetîci-kapıcı vb. ilişkisi olmadığını, dava dilekçesinde kapıcılığa başlandığı iddia edilen 1994 yılında inşaatın dahi henüz bitmediğini, davacının sonraki yıllarda da 1997 yılında vs. binadaki kiracılar vs, tarafından ancak toplam 3 sene kadar (resmen kapıcı olarak değil) iyilik olsun diye hanın boş bürolarında yatıp kalkmasına izin verildiğini, hasta olduğu için bir süre SSK kaydının yapıldığını, çalışma dahi denilemeyecek faaliyetinin ise yine çok az bir süre boyunca hanın kapısının açılıp kapatılması olduğunu, bunun günde 15-20 dk bile tutmadığını, esasen han anahtarlarının diğer dükkan sahiplerinde de olduğunu, neticede kendisinin hizmet akitlı bîr çalışan da olmadığının öğrenildiğini, aktif husumetsizlik itirazında bulunduklarını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.05.2016 tarih ve 2013/ 63... /175 karar sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile;
Dönem prime esas gün günlük ücret aylık ücret
01.01.2008-17.06.2008 167 20,28 608.4
01.07.2007-31.12.2007 180 19.25 585
01.01.2007-30.06.2007 180 18.75 562.5
01.01.2006-31.12.2006 360 17.7 531
01.01.2005-31.12.2005 360 16.29 488.7
01.07.2004-31.12.2004 180 14.805.000 444.150.000
01.01.2004-30.06.2004 180 18.321.000 549.630.000
01.07.2003-31.12.2003 180 15.267.194 458.015.820
01.04.2003-30.06.2003 90 13.103.332 393.099.960
01.07.2002-31.03.2003 270 10.919.443 327.583.290
01.04.2002-30.06.2002 90 9.262.400 277.872.000
01.01.2002-31.03.2002 90 7.400.025 222.000.750
01.04.2001-31.12.2001 270 7.000.000 210.000.000
01.08.2000-31.03.2001 240 5.000.000 150.000.000
01.04.2000-31.07.2000 120 5.000.000 150.000.000
01.03.2000-31.03.2000 30 4.000.000 120.000.000
01.10.1998-31.10.1998 30 2.336.625 70.098.750
01.03.1997-15.04.1997 45 854.165 25.624.950
01.01.1997-28.02.1997 60 723.775 21.713.250
01.08.1996-31.12.1996 150 567.000 17.010.000
01.07.1996-31.07.1996 30 504.900 15.147.000
01.12.1995-30.06.1996 210 282.000 8.460.000
15.11.1995-30.11.1995 16 282.000 4.512.000
01.11.1995-14.11.1995 14 271.542 3.801.588
01.09.1995-31.10.1995 60 271.542 8.146.260
01.04.1995-31.08.1995 150 139.125 4.173.750
01.01.1995-31.03.1995 90 139.125 4.173.750
01.09.1994-31.12.1994 120 139.125 4.173.750
01.04.1994-31.08.1994 150 83.250 2.497.500 TL ücret ile dahili davalıların tapu maliki olduğu davalı ... İş Merkezi yönetiminde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, Davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 13.05.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... somut olayda, Mahkemece, davalı tapu sahiplerine ait ... İş Merkezinin inşatının ne zaman sona erdiğinin ve ne zaman faaliyete geçtiğinin tespitini teminen bina yapı ruhsatı celbedilerek bu tarih belirlenmeli, yine söz konusu iş merkezinde önceden işyeri kiralamış kiracılar ile aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla tespit edilerek dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı,böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
2-Husumet konusu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nunda yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtayca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur. Bilindiği üzere taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, Medeni Hukuktaki medeni haklardan istifade (hak) ehliyetinin Medeni Usul hukukunda büründüğü şekildir. Kimlerin taraf ehliyetine sahip bulunduğu Medeni Kanun'a göre belirlenir (HUMK m.38, TMK m.8 ve m.48). Buna göre, medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti bulunan her gerçek (TMK m.8) ve tüzel (TMK m.48) kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.12.2007 tarih ve 2007/5-972 Esas, 2007/972 Karar sayılı ilamı) Bu yönde, kat malikleri kurulu ve onun seçtiği apartman yöneticisi veya apartman yönetim kurulunun tüzel kişiliği ve bu nedenle taraf ehliyeti yoktur. (Kat Mülkiyeti K. m. 27) Örnek olarak Konut Kapıcıları Yönetmeliğinin 3. maddesinde işveren konutun maliki ve ortakları olarak açıklanmıştır. Yönetici ise konutun maliki ya da kat malikleri adına hareket eden kişidir. Yönetici, Kat Mülkiyeti Kanununa göre seçilir ve görevlerini ifa eder. Yönetmelikte işyeri çalışılan konut ile bağımsız bölüm, ortak yerler, eklenti ve tesislerin tümü olarak ifade edilmiştir. Yönetmeliğin 4/a maddesine göre yöneticinin, iş ya da toplu iş sözleşmesi yapması için işverenin yazılı olarak yetki vermesi gerekir. Yönetici, İş ve sosyal güvenlik kanunlarının uygulanması yönünden işveren temsilcisidir. Anılan kanunlar çerçevesinde ortaya çıkabilecek idari ve yargısal uyuşmazlıklarda yönetici işvereni temsil eder. Böyle olunca, çalışanın işveren hakkında açabileceği davanın kat maliki ya da maliklerine karşı açılması gerekse de, yönetmelikten doğan bu temsil yetkisine göre davanın, Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre seçilmiş yönetici veya yönetim kurulu varsa doğrudan bunlara, şayet yönetici veya yönetim kurulu yoksa, kat maliklerinin tümüne karşı dava açılması gerekir.
Bu sebeple somut davada davalıların maliki olduğu ... İş Merkezinde yönetimin oluşup oluşmadığı araştırılmalı, yönetimin oluştuğunun tespiti halinde yönetimin oluşturulduğu tarih sonras yönünden yönetime husumetin yöneltilmesi gerektiği hususu gözetilmeli, eksiklikler tamamlandıktan sonra elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin bozma sonrasında ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile;
Dönem prime esas gün günlük ücret aylık ücret
01.01.2008-17.06.2008 167 20.28 608.4
01.07.2007-31.12.2007 180 19.50 585
01.01.2007-30.06.2007 180 18.75 562.5
01.01.2006-31.12.2006 360 17.7 531
01.01.2005-31.12.2005 360 16.29 488.7
01.07.2004-31.12.2004 180 14.805.000 444.150.000
01.01.2004-30.06.2004 180 14.100.000 423.000.000
01.01.2003-31.12.2003 360 10.200.000 306.000.000
01.07.2002-31.12.2002 180 8.362.500 250.875.000
01.01.2002-30.06.2002 180 7.400.025 222.000.750
01.08.2001-31.12.2001 150 5.598.000 167.940.000
01.07.2001-31.07.2001 30 4.898.250 146.947.500
01.01.2001-30.06.2001 180 4.665.000 139.950.000
01.07.2000-31.12.2000 180 3.960.000 118.800.000
01.10.1998-31.10.1998 30 1.594.650 47.839.500
01.08.1996-15.04.1997 255 567.000 17.010.000
01.01.1996-31.07.1996 210 282.000 8.460.000 TL ücret ile dahili davalıların tapu maliki olduğu ... İş Merkezinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine,
Davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle ; ...'in ... İş Merkezinde SGK'lı olarak işe başladığı tarihin 16.04.1997 olduğunu, Mahkemenin ... işçinin bu tarihten önce ... İş Merkezinde çalıştığına ilişkin hiçbir delil elde edemediğini, zaman içermeyen davalı tanıklarının da bu tarih öncesinde bir çalışmadan bahsetmediklerini, Mahkemenin ...'in 16.04.1997 tarihinden önceki döneme ilişkin tespitinin dosya kapsamına aykırı olduğunu, Mahkemenin kabul kararını yalnızca tanık beyanlarına dayandırdığını, tanık beyanlarının genel ifadeler içerdiğini, zaman mefhumuna muğlak olarak yer verdiğini, ve kopuk zaman dilimlerini içerdiğini, kabul kararındaki günlük ücret ve aylık ücret hesaplamalarının yanlış olduğunu, icra imkanı bulunmadığını, günlük ücret ve aylık ücret miktarları aşırı yüksek olup , Türk Lirasından altı 0 atılmamış gibi hesaplama yapıldığını, beliterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; daha önceki kararın bozulmasına ilişkin Yargıtay kararındaki bozma gerekçeleri yeterince değerlendirilmeden karar verildiğini, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece tanık beyanlarına dayanılarak ispat edilmesini kabul etmediklerini, dinlenen tanıkların, bu tip davalarda Yargıtayın tanıklık edebilmek için aradığı niteliklere sahip olmadığını, tanıkların işe giriş ve çıkış tarihlerine ilişkin net bir bilgi vermediklerini, işin sürekli olup olmadığı ve mahiyetinin yöntemince araştırılmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarını içeren 05.09.2024 tarihli dilekçede yer alan hususları da bozma sebebi olarak tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 478. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvurma harcı ve aşağıda yazılı harcın istek halinde temyiz eden ilgilere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.