İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında davalı işverenin, sürekli iş göremezlik oranına ilişkin itirazının incelenmemesi.
Özet: İş kazası sonucu gözüne beton çivisi isabet etmesiyle yaralanan işçinin maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin davada, alt mahkemelerce davacının kısmen kabulüne ve yüksek miktarda tazminata hükmedilmiş; davalının istinaf başvurusu reddedilmiştir. Temyiz incelemesinde ise, davalı işverenin, işçinin kaza öncesi görme kaybı olduğu ve bu durumun sürekli iş göremezlik oranını etkilediği yönündeki itirazlarının alt mahkemelerce değerlendirilmemiş olması nedeniyle dosyanın yeniden ele alınması gerektiği tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2274 E., 2025/462 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : 2024/41 E., 2024/8 K.Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin, faaliyet konusu her türlü inşaat faaliyetleri olan davalı bünyesinde inşaat ustası olarak ...'ta davalının müteahhitliğindeki inşaat şantiyesinde işe başladığını, müvekkilin davacının, iş kazasının meydana geldiği 17.12.2015 tarihinde üzerine düşen tüm dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirerek ve emniyet önlemlerini alarak çalışmaya başladığını, ancak müvekkilinin tüm dikkat ve özen yükümlüğünü yerine getirerek iş yerinde çalışmaya başladığı sırada kolon akislerini çakarken beton çivisi kırıldığını ve fırlayarak müvekkilinin gözüne isabet ettiğini ve bunun neticesinde elim kaza meydana geldiğini, müvekkilinin ağır acı, ıstırap ve elem yaşamış olup bozulmuş olan ruhi ve bedeni tahribatın kısmen tamir edilmesi açısından lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, toplanacak delillere göre tahkikat sonucunda alacaklarının tam ve kesin olarak belirli hale geldiğinde bedel arttırım talebinde bulunmak ve tamamlama harcını yatırmak üzere harca esas değer olarak şimdilik; 250.00TL tedavi ve ulaşım gideri, 250.00 TL fiziki tedavi ücreti, 250.00 TL aktif ve pasif dönem çalışma gücünde meydana gelen iş gücü kaybı tazminatı olmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat, 30.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 31.000,00-TL tazminatın kazanın meydana geldiği 17.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "..davacının davasının kısmen kabulü ile;1-)Davacı ... lehine 254,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.788.288,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.788.543,10 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 17.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,.." karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..1-İlk derece mahkemesi kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine,..." karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iş kazasının olduğu tarihte başka bir işyerinden de bildirimleri olduğunu, tanık Hikmetin davacının gerçeğe ayıkırı beyanda bulunmasını istediğini yönelik beyanının hiçe sayıldığını, işyerlerinde gerçekleyen bir kaza olmadığını, kazayı gören tanık olmamasının olağan akışa aykırı olduğunu, davacının evrak-getir götür işi yaptığını, davacının daha önceden görme kaybı olduğunu bu hususta yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Dosya kapsamından; mahkemece hesaba dair alınan raporlarda davacının sürekli iş göremezlik oranın Yüksek Sağlık Kurulu'nun 24.07.2023 tarihli kararında belirlenen % 44,2 oranı olarak esas alındığı, davalı vekilince aşamalarda davacıda görme kaybının daha önceden de olduğunu iş bu kaza ile ilgisi olmadığını bu nedenle belirlenen sürekli iş göremezlik oranına itiraz dilekçesi ile davacı kazalının iddia edilen sürekli iş göremezlik oranını kabul etmediklerini beyan ettiği, mahkemece bu yöndeki itirazın değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Kanun'un 18. maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19. maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir.5510 sayılı Kanun'un 95. maddesine göre "bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.Somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik oranının % 44,2 olduğuna ilişkin Kurum Sağlık Kurulu ve Yüksek Sağlık Kurulu kararına davalı vekilince itiraz dilekçesinde Kurum tarafından tespit edilen sürekli iş göremezlik oranına itiraz edildiği, davacı da görme kaybının daha önce de olduğunu bu nedenle itiraz edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde mahkemece sırasıyla Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesi'nden rapor alınması; mevcut raporlar arasında çelişki oluşması ve itiraz halinde ise; raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'ndan rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece yapılacak iş, sürekli iş göremezlik oranına ilişkin temyiz eden davalı vekilinin itirazı gereği yukarıda açıklanan prosedür işletilerek, davalının itirazlarını kapsar davacının önceki hastane kayıtlarına göre sürekli iş göremezlik oranının iş kazası nedeniyle mi olduğu da değerlendirileerek tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirleyip kesinleştirmek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacının temyiz talebinde bulunmadığı usuli kazanılmış hak gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle,Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşın davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.