Yargıtay 3. Ceza Dairesinin silahlı terör örgütü üyeliği suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin tatbiki ile temel cezanın belirlenmesindeki hukuka aykırılıklar nedeniyle bozma.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan aldığı mahkumiyet hükmü, etkin pişmanlık kapsamında sunacağı yeni ve detaylı bilgiler ışığında yeniden savunmasının alınarak bu bilgilerin örgütteki konum ve faaliyetleriyle örtüşüp örtüşmediğinin değerlendirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 221/4-2. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması lüzumu ile birlikte, temel cezanın belirlenmesinde Anayasanın 138. ve Türk Ceza Kanununun 61. maddesindeki cezanın bireyselleştirilmesi ve orantılılık ilkelerine aykırı şekilde yetersiz gerekçeyle fazla ceza tayin edilmesi gerekçeleriyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1677 E., 2021/1370 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/79 E., 2020/252 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2, 62, 53, 58/9, 63... /5. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Sanığın 23.10.2024 tarihli dilekçesiyle etkin pişmanlık kapsamında yeni ve detaylı bilgiler vereceğini beyan etmesi karşısında; sanığın duruşmada hazır edilerek yeniden savunması alınmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli olup olmadığı değerlendirilip, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ve uygulanmasına karar verilmesi halinde hangi oranda indirim uygulanacağı tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, 2. Kabul ve uygulamaya göre de;Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında temel ceza tayin edilirken; Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci hükmü, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; dosya içerisinde bulunan deliller dikkate alındığında yetersiz gerekçe ile temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.