Müşterek mülkiyetteki taşınmaz üzerindeki yapının aidiyetinin tespiti davasında, davacının ispat yetersizliği nedeniyle talebinin reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararının temyizde onanması.
Özet: Kardeşler arasında ortak mülkiyetteki bir taşınmaz üzerindeki yapının (muhdesatın) aidiyetinin tespiti istemiyle açılan davada, davacının yapıyı kendisinin inşa ettiği iddiasıyla aidiyetin tespitini talep etmesi ve davalının ise yapının taraflarca müştereken yapıldığını savunması üzerine, ilk derece mahkemesi davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, istinaf mahkemesi de bu kararı hukuka uygun bularak başvuruyu esastan reddetmiş; son olarak davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine, temyiz mercii de bölge adliye mahkemesi kararını usul ve esasa ilişkin bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle onamıştır.
7. Hukuk Dairesi         2025/2295 E.  ,  2025/5470 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/232 E., 2025/269 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Fethiye 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2024/80 E., 2024/466 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların kardeş olduklarını, dava konusu 2 44... parsel sayılı taşınmazın tarafların müşterek mülkiyetinde bulunduğunu, dava konusu taşınmaz ile ilgi ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu, 2 44... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının müvekkili tarafından yapıldığını iddia ederek muhdesatın davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların birlikte yapı ruhsatı ve yapı kullanım izin belgesi aldığını, dava konusu yapının taraflarca yapıldığını, iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, kat mülkiyeti kurulması hususunda anlaşmaya varılmak üzereyken davacının bodrum katın kendisine verilmesini istemesi üzerine anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazdaki yapının müvekiline ait olduğunun ispat edildiğini, tarafların babasının tanık olarak dinlendiğini, tanığın beyanında yapının davacı tarafından inşa edildiğini belirttiğini, durumu en iyi bilenin tarafların babası olduğunu, diğer tanık beyanlarının teferruat olduğunu, emlak vergilerinin müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.