Danıştay 10. Daire, Suriye uyruklu davacı hakkında V-87 tahdit kodu kaydı bulunmaması nedeniyle oluşan yetki uyuşmazlığında, davanın görüm ve çözümünde Adana İdare Mahkemesini yetkili buldu.
Özet: Suriye uyruklu davacının hakkında V-87 tahdit kodu konulduğu iddiasıyla açtığı iptal davasında Adana ve Ankara idare mahkemeleri arasında oluşan yetki uyuşmazlığında yapılan incelemede, davacı adına herhangi bir tahdit koduna veya yabancı kaydına rastlanmadığı, davacının dava dilekçesine konu ettiği tahdit kodunun ise farklı kimlik bilgilerine sahip başka bir yabancı hakkında tesis edildiği belirlenmiş olup, davacı hakkında geçerli bir idari işlem bulunmadığından yetki tayininin yapılamayacağı; bu nedenle davanın ilk incelemesini yaparak davacı hakkında dava konusu bir işlemin olup olmadığını netleştirmek üzere uyuşmazlığın başlangıçta açıldığı Adana İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : 2024/6385Karar No : 2024/6509YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARISuriye uyruklu davacı ... vekili Av. ... tarafından, müvekkili hakkında V-... tahdit kodu konulmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle Adana Valiliğine karşı açılan davada, Adana 1. İdare Mahkemesince verilen, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 24/10/2024 tarih ve E:2024/2032, K:2024/1766 sayılı karar ile Ankara 1. İdare Mahkemesinin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Adana İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 21/11/2024 tarih ve E:2024/3201, K:2024/3993 sayılı kararı üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32. maddesinin 1. fıkrasında; göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır.Dosyanın incelenmesinden; Suriye uyruklu olan davacı tarafından, hakkında V-... tahdit kodu konulmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmış ise de, Göç İdaresi Başkanlığı tarafından, GöçNet üzerinde davacının kimlik bilgileri doğrultusunda (..., Suriye Vatandaşlık Numarası:..., Baba Adı: ..., Anne Adı: ..., Doğum Tarihi:..., doğum yeri ...) yapılan sorgulama neticesinde, davacı ile ilgili herhangi bir kayıt bilgisine ulaşılamadığı, ancak Büşra El Said ismi üzerinden GöçNet sisteminde yapılan sorgulama neticesinde, bu isimle girilen iki kayıt olduğunun görüldüğü, bu kapsamda anılan isimdeki ... yabancı kimlik numaralı, Baba Adı: ..., Anne Adı: ..., Doğum Tarihi: ... olan yabancı hakkında tesis edilmiş V-... İdari Takip Kodu bulunmadığı, yine anılan isimdeki ... yabancı kimlik numaralı Baba Adı: ..., Anne Adı: ..., Doğum Tarihi: ... olan yabancı hakkında ise Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilmiş V-... İdari Takip Kodunun olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.Uyuşmazlıkta, GöçNet kayıtlarına göre, farklı kimlik bilgilerine sahip ... isminde birden çok şahısın bulunduğu, dava dilekçesine ve ekli vekaletnameye göre (Suriye Vatandaşlık Numarası:..., Baba Adı: ..., Anne Adı: ..., Doğum Tarihi:01/01/2004, doğum yeri ...) davacı ... hakkında ise herhangi bir V-87 tahdit kodunun bulunmadığı gibi GöçNet sistemi üzerinden herhangi bir yabancı kaydının dahi bulunmadığı, Adana 1. İdare Mahkemesinin 24/10/2024 tarih ve E:2024/2032, K:2024/1766 sayılı kararına esas alınan V-... tahdit kodu işleminin ise ... yabancı kimlik numaralı Baba Adı: ..., Anne Adı: ..., Doğum Tarihi: ... olan yabancı hakkında tesis edildiği görülmektedir.Bu durumda, davacı hakkında tesis edilmiş herhangi bir işlem olmaması nedeniyle yetkinin 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrasına göre belirlenmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, hakkında herhangi bir V-87 tahdit kodu bulunmayan davacının açtığı dava ile ilgili olarak ilk inceleme hususlarını değerlendirip bir karar vermeye ve gerekli işlemleri yapmaya davanın ilk olarak açıldığı Adana İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.Öte yandan davacının istemi ile davacı hakkında tesis edilmiş bir işlem olup olmadığı hususları net bir şekilde ortaya konulduktan sonra gerekirse yetki ile ilgili bir kararın verilebileceği açıktır.Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Adana İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dosyanın Adana 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 1. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 17/12/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.