7. Ceza Dairesi, yasa dışı bahis suçunda usulsüz arama ve gizli soruşturmacı yetkisizliğiyle elde edilen hukuka aykırı deliller nedeniyle verilen mahkumiyet kararını bozmuştur.
Özet: Yasadışı bahis oynatma suçundan mahkûm edilen sanık hakkında verilen karar, usulüne uygun arama izni veya gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında savcı emri olmaksızın elde edilen delillerin yasak delil niteliğinde olması, ayrıca suç tarihinde ilgili kanun maddesinin yürürlükte olmaması ve mevcut yasalarda bu suç için gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin mümkün olmaması nedeniyle, müşteri gibi davranan kolluk görevlilerinin hukuka aykırı şekilde topladığı delillere dayanması sebebiyle bozulmuştur; zira Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca hukuka aykırı elde edilen delillerle mahkûmiyet hükmü tesis edilemez, bu durumda sanığın beraati gerekmektedir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/553 E., 2016/162 K.SUÇ: 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve ŞansOyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet HÜKÜM: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaSanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Yapılan incelemede;İhbar üzerine yazılı arama izni/emri alınmaksızın suç yeri olarak belirtilen adreste yasa dışı bahis oynatıldığının bildirildiği ... Şube Müdürlüğüne bağlı Ahlak Kumar Büro Amirliği görevlilerinin müşteri gibi hareket ederek sanığın kasiyer olarak çalıştığı iş yerine gittikleri, emniyet görevlilerinin 2 maçtan oluşan maç listesi ile seri numarası alınmış 100 TL parayı sanığa vererek bahis oynamak istediklerini söylemeleri, sonrasında sanığın listeyi ve parayı alarak telefon görüşmesi yaptığı ve emniyet görevlilerine ... isimli internet sitesi üzerinden hesap açtığı ve bu hesaba 100 TL para yüklediğini söylediği tutanak tutulmak suretiyle sanık hakkında işlem yapıldığı anlaşılan olayda,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen sanığın kendi el yazısı ile yazmış olduğu site ve telefon bilgilerinin yazılı olduğu kağıdın yasak delil niteliğinde olduğu, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine imkân tanıyan, 7258 sayılı Kanun'un 5. maddesine 01.02.2018 tarihinde eklenen ek fıkra suç tarihinde yürürlükte olmadığı gibi bu suçun gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin usul ve esaslarının düzenlendiği 5271 sayılı Kanun'un 139/7. maddesinde gizli soruşturmacı görevlendirilebilecek suçlar arasında sayılmadığı, kaldı ki bahsi geçen maddede öngörülen usule de uyulmadığı, bu itibarla hukuka uygun şekilde görevlendirilmiş gizli soruşturmacı olmayan kolluk görevlilerinin müşteri gibi davranarak elde ettiği deliller de hukuka aykırı olduğundan hükme esas alınamayacağı nazara alındığında, Anayasanın 38/2, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2 ve 230/1. maddelerine göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.