İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, parça temizleme makinesi servis bedelinden kaynaklanan 319.851,80 TL alacak için açılan itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporu değerlendirildi.
Özet: Bu dava, davacının kiralama ve servis hizmet sözleşmesi kapsamında sunduğu parça temizleme makinesi servis ve bakım hizmetleri karşılığında düzenlenen 319.851,80 TL tutarındaki faturalara dayalı icra takibine davalının borcu reddederek itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali talebiyle, davalının borcun varlığını ve likit olmadığını savunurken, davacının takibin devamını ve inkar tazminatı istediği, bilirkişi raporunun ise davacının ticari defterlerini uygun bulup asıl alacak ve temerrüt faizi taleplerinin yerinde olduğunu belirttiği bir alacak davasıdır.

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/497 Esas
KARAR NO : 2026/174
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/07/2025
KARAR TARİHİ : 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 16/07/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen “Kiralama ve Servis Hizmet Sözleşmesi” kapsamında, davacı ile davalı arasında söz konusu sözleşmenin hükümleri uyarınca, faturada "Parça Temizleme Makinesi Servis ve Hizmet Bedeli" şeklinde belirtilen menkul kıymetle ilgili olarak kiralama ile birlikte servis, bakım ve ürün hizmetleri ifa edildiğini, akabinde müvekkili tarafından ilgili firmaya faturalar düzenlenmiş ve davalı tarafa tebliğ edildiğini, ancak davalı taraf, işbu faturaları teslim almasına rağmen fatura bedellerini ödemediğini, işbu sebeple taraflarınca ... 2. İcra Dairesi... Esas sayılı dosyası ile, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen ve toplam 319.851,80 TL bedelli faturalara dayanılarak ilamsız takip başlatıldığını, takibin davalının itirazları üzerine durdurulduğunu, açıklanan bu nedenlerle; haksız ve kötü niyetle yapılan itirazın iptaline ve icra takibinin faiz ve ferileriyle birlikte devamına, haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz neticesinde icra takibi durduğundan davalı borçlu aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücreti ve mahkeme masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 08/09/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı yana, ... 2. İcra Dairesi... E. sayılı takip dosyasına konu edilen 319.851,80 TL tutarında herhangi bir anapara borcu ve bu borcun fer'isi niteliğindeki faiz veya masraf borcu bulunmadığını, davacı yanın davalı ile arasında var olduğunu iddia ettiği ticari ilişkiyi ve bu ilişkiden kaynaklanan bir alacağı olduğunu kanıtlamakla yükümlü olduğunu, ancak sunulan dilekçede, bu borcun hangi hizmet veya mal tesliminden kaynaklandığına dair somut hiçbir vakıa ve delil mevcut olmadığını, davalı şirketin kayıtlarında, davacıdan bu meblağda bir mal veya hizmet alındığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, bu sebeple, kötü niyetli icra takibine yapılan itirazımız sonuna kadar haklı olduğunu, asıl alacak mevcut olmadığından, bu alacağa bağlı fer'i bir hak olan faizin talep edilmesi de hukuken mümkün olmadığını, bir an için borcun var olduğu varsayılsa dahi, davacı yanın davalı şirketi ne zaman ve ne şekilde temerrüde düşürdüğünü de ispat edemediğini, müvekkilinin kötü niyetli olması da, davaya ve icra takibine konu talep edilebilir bir alacak bulunmadığı gibi ortada likit bir alacak bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; öncelikle, yetki itirazımızın kabulüne, neticesi davanın usulden reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise, davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının esastan reddine, alacak likit olmadığından ve itirazımızda haklı olduğumuzdan, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı yanın takibinde ve davasında kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, müvekkilimiz lehine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu, Sözleşme, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Ba/Bs formları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
26/12/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacıya ait yasal defterlerin Elektronik ortamda tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının Vergi Usul Kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı, Davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirindedir. Davalıya ait yasal defterlerin ibraz edilmediği Sayın Mahkemece davacının ... 2. İcra Dairesi ... Esas dosyasında yapmış olduğu icra takibinin yerinde olduğuna hükmedilmesi halinde; Davacı ...Limited Şirketi Davalı ... Ltd. Şti. ’den 319.851,80 TL Asıl Alacak 11.632,97 TL Temerrüt Faizi ve Sayın Mahkemece İcra İnkar Tazminatına hükmolunması halinde ise 63.970,36 TL İcra İnkar Tazminatı Alacağı olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında yapılan anlaşma gereği davacının davalıya parça temizleme makinesi servis ve hizmeti sağladığı, 2024/9 aydan başlayarak 2025/6 aya kadar hazırlanan faturaların davalıya iletildiği, davalının ise davacıdan alınan hizmetin yeterli olmadığı, arızalara zamanında müdahale edilmediğini ve davalının kendi imkanlarıyla çözüm bulmak zorunda kaldığını savunmuştur.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda borçlu olmadığı beyanında bulunmuş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesinde davacı yanca faturaların sözleşmeye aykırı olarak hazırlandığı, hizmetin ayıplı olarak verildiği ve davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davalı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki karşılığı hizmetin tam ve eksiksiz verilip verilmediği, faturaların sözleşmeye uygun hazırlanıp hazırlanmadığı, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, aynı hususta davalı yana tebliğ ile ihtarat yapılmış, ancak buna rağmen ticari kayıtları sunulmadığından, davalı yanın ticari kayıtları ibrazdan kaçındığı kabul edilmiştir.
26/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacıya ait yasal defterlerin Elektronik ortamda tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının Vergi Usul Kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı, Davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirindedir. Davalıya ait yasal defterlerin ibraz edilmediği Sayın Mahkemece davacının ... 2. İcra Dairesi ... Esas dosyasında yapmış olduğu icra takibinin yerinde olduğuna hükmedilmesi halinde; Davacı ... Şirketi Davalı ... Tic. Ltd. Şti. ’den 319.851,80 TL Asıl Alacak 11.632,97 TL olduğu," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı taraflarca itiraz ve beyanda bulunulmuştur.
Akdî ilişkinin kurulduğu tarih ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474. maddesi hükmünce açık ayıplarda iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, 477/son maddesi hükmüne göre de gizli ayıplarda iş sahibi gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, ihbarda ve bildirimde bulunmazsa eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacaktır. Ayıpların varlığı ve süresinde ayıp ihbar ve bildiriminde bulunulması halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılmıştır.
TBK'nın 474. Maddesinde göre; gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 tarih, ... E. .... K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
TBK 474-478. maddelerine göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekmektedir. TBK 474/1. maddesi gereğince iş sahibinin varsa açık ayıpları tespit etmesi ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. Bu kapsamda ayıp ihbarının zorunlu bir şekil şartına bağlanmadığını da görmekteyiz.
Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlar. Ancak ayıp ihbarı hukukî işlem olmayıp, hukukî işlem benzeri maddî vakıa olduğundan, Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde, aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir dâhi olsa ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedir (Hukuk Genel Kurulunun 31.05.2022 Tarih, ... E. ve ... K. sayılı kararı).
Davaya konu hizmetin davacı tarafından verildiği ancak davalının savunmasında yer alan ayıp ihbarının yapıldığına yönelik dava dosyasında herhangi bir kaydın bulunmadığı, davalının ticari kayıtlarını sunmadığı gibi alınan hizmete uzunca süre almasına rağmen bedellerinin ödemediği anlaşıldığından davanın kabulü gerekmiştir.
Davalının icra takibine kabul edilen kısmına haksız yere itirazda bulunmaları ve kabul edilen alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE,
Davalının ... 2.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 319.851,80 TL alacağın %20'si olan 63.970,36 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 21.849,07 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 3.863,01 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 17.986,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.863,01 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 100,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 13.665,91 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/03/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır