Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 5809 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kesinleşen beraat kararının temyiz istemini reddederken, kamu kurumları aracılığıyla dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmünü onadı.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanıklar hakkında yerel mahkemece verilen 5809 sayılı kanuna aykırılık ve kamu kurumlarını araç olarak kullanarak dolandırıcılık suçlarından beraat hükümlerine ilişkin temyiz başvurularını incelemiş; 5809 sayılı kanundan verilen beraat kararının kanundaki kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle temyiz edilemez olduğuna ve bu yöndeki temyiz isteminin reddine hükmederken, kamu kurumlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının ise yerel mahkemenin delil değerlendirmesi ve oluşan kanaati doğrultusunda, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle hukuka uygun bularak onanmasına karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/28372 E.  ,  2026/270 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/373 E., 2015/516 K.
SUÇLAR : 5809 sayılı yasaya aykırılık, kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan neticeten hükmolunan beraat kararlarının kesin nitelikte olduğuanlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin ise; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Sanıklar ... ve ... Hakkında 5809 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar hakkında 5809 Sayılı Kanun'a Aykırılık suçundan kurulan hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle uygulanması zorunlu olan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305 inci maddesinde belirtilen hükümlerin kesin nitelikte olduğu, bu hükümler hakkında temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı gözetilerek, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52 nci maddesinin ikinci fıkrası birlikte dikkate alındığında; 5809 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrasında düzenlenen, sanıklara yüklenen suçun üst sınırı 100 gün adli para cezası olup, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince bir gün karşılığı da en üst sınır olan 100,00 TL üzerinden adli para cezasına hükmedilmesi halinde dahi sonuç cezanın 10.000,00 TL adli para cezasını geçmeyeceği, dolayısıyla bu suçtan verilen beraat hükümlerinin 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kesinlik sınırının altında kalacağı ve temyiz olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
07.01.2026 tarihinde karar verildi.